|
YAŞLANMA (AGING) , KIRIŞIKLIKLAR VE GÜNEŞ IŞINLARIYaşla birlikte, deri belirgin değişiklikler gösterir.
Ultraviole, güneş ışığı, ve fotoyaşlanmaGüneşin cildin erken yaşlanması ve deri kanserlerindeki en önemli etken olduğu konusu tartışılmaz. Genel olarak, güneşten yayılan ultraviole ışınlarına maruz kalmak (UVA veya UVB)erken deri yaşlanması belirtilerinin % 90 nından sorumludur ve bu etkilerin çoğu 20 yaşında başlar.
UVA ve UVB ışınlarının her ikiside genetik zarara, kırışıklıklara, enfeksiyonlara karşı bağışıklık azalmasına, deri yaşlanmasına ve kansere neden olur. Kırışıklıkların oluşması: Az miktarda dahi UV ışını deri kırışıklıklarının oluşumunu tetikler:
Güneş ışığı ve kırışıklıklar hakkında ilginç bir çalışma mevcuttur. A 2001 yılında yapılan bu çalışmada fazla kırışıklığı olanlarda yüksek risk grubunda olsalar dahi bazal hücreli kanser daha az gelişmiştir. Bazı uzmanlar kırışklığa eğilimli kişilerin güneş ışığına verdiği cevabın biolojik bir mekanizma ile kişiyi basal hücreli kanserden korumakta olduğunu düşünüyorlar. Ancak biraz daha araştırma gerekli.. Kırışıklıktan sorumlu diğer faktörlerGüneş ışığına ek olarak diğer faktörler kırışıklık oluşumunu arttırır: Sigara içmek. Sigara kırışıklıkları hızlandıran oksijen--free radikallerin oluşumunu arttırır. Kırışıklıkları, yaşlanmaya bağlı deri bozukluklarını ve nonmelanom deri kanseri riskini arttırır. Çalışmalar aynı zamanda göstermiştir ki sigara içmek ve ardından gelen oksidasyon işlemi ile kırışıklık oluşumuna neden olan daha fazla miktarda metalloproteinaz oluşur. Hava kirliliği. Hava kirliliği, deri için önemli bir problemdir. Bunun etkisi derideki önemli antioksidan olan vitamin E miktarı ile ortadan kaldırılabilir. Hızlı kilo kaybı: Eğer çok hızlı kilo kaybederseniz, deriyi destekleyen yağ hücreleri derinin kendini toparlamasına izin vermeden azalacak. Buda kişinin derisinin buruşuk ve sarkık görünmesine yol açabilir. KİMİN DAHA ÇOK KIRIŞIKLIĞI VARDIR?Yaş ve RiskÇocuklukta güneşe maruz kalmak: Derinin güneşe bağlı olarak gördüğü zararın %50 ila %80 civarındaki kısmının çocukukta ve ergenlik döneminde aralıklı olarak yada güneş yanığı oluşturacak kadar yoğun güneşte kalmaya bağlı geliştiği tahmin edilmektedir.Buna rağmen bir çok kişi çocuk cildinin bronzlaşmasını bir sağlık işareti olarak görmektedir.Güneş ışığını kötü etkilerini bilen anne babalar bile koruyucu kremlere çok fazla güvenmektedirler ve koruyucu giysiler kullanmamaktadırlar. Yaşlılıkta güneşe maruz kalmak. 70 in üzerindeki çoğu kişinin en azından bir deri hastalığı bir çoğunun ise üç dört hastalığı vardır.Herkes yaşlandıkça derisinde bazı değişiklikler olduğunu biliriz. Fakat yanlızca uzun yaşam deri yaşlanmasının tek kriteri değildir. Aile hikayesi, genetik, ve davranış biçimi ve dış etkenler deri yaşlanması semptomlarında önemli rol oynar. Fazla güneşte ve ultraviolede kalmaya neden olacak aktivitelerDeri yaşlanması için tüm risk faktörleri içinde , güneşten gelen ultravioleye maruz kalmak en tehlikelisidir. Gerçekten de, deri üzerinde yaşlanmanın istenmeyen sonuçları büyük oranda güneşte uzun süre kalmış insanlarda ortaya çıkar.
Deri TipleriUzmanlar derinin güneş ışığına hassasiyetine göre deri fototipleri temelinde bir sınıflandırma sistemi oluşturmuşlardır. I. tip (en açık renkli deri) den IV e kadar (en koyu deri). I ve II deri tipine sahip kişiler kanser ve deri yaşlanması riskine en fazla sahiptir. Ancak erken yaşlanma yine de tüm deri tiplerinde güneşe maruz kalma sonrasında görülebilir.
CinsiyetGenelde kadınların kırışıklar yönünden erkeklere oranla daha büyük risk altında olduğuna inanılır. Gerçekte bazı çalışmalar bunun aksini göstermektedir. Ancak bir çok çalışmada kırışıklık oranalrı her iki cinsde yaklaşık olarak eşittir.Ancak erkeklerde mlanom dışı deri kanseri sıklığı daha fazladır. SigaraBir çalışmaya göre çok sigara içenlerde deri kırışıklıkları içmeyenlere oranla beş kat daha fazla olmaktadır. Bu kişilerde 40 yaşında sahip olduğu kırışıklıklar içmeyenlerin 60 yaşında sahip oldukları seviyede olacaktır. Çift yumurta ikizlerinde yapılan çalışmalarda sigaranın deriyi incelttiği saptanmıştır ( bazı vakalarda %40), daha ağır kırışıklıklar, ve daha fazla beyaz saç görülmüştür. Ve daha da kötüsü sigara içenlerde squamoz hücreli karsinom dev bazal hücreli karsinom görülme sıklığı artmıştır. GÜNEŞTEN KORUNMA YOLLARI
Güneş koruyucular. Güneş koruyucuların kullanımı karışıktır herkesin ne zaman ve nasıl kullanacğını bilmesi gerekir. Önemli nokta insanların güneş koruyucuyu kullanmayı kesmemeleri ama aynı zamanda diğer koruyucu yöntemlerle birlikte kullanmalıdır.
Koruyucu giysi. Koruyucu giysiler giymek son derece önemlidir ve koruyucu kremlerden çok daha iyi korumaktadır. UV ışınlarını bloke etmek için SPF veya UPF(ultraviolet protection factor) puanlaması yapılan giysiler mevcuttur. 50 UPF en yüksek değerdir.Herkes çocuklarda dahil olmak üzere, geniş siperli şapka giymelidir. (şapka giymek bile baş ve ense bölgesinde kanserler için koruyucu olamayabilir.)
İnsanlar üstlerine rahat olan beyazlatılmamış, sıkı dokunmuş kumaşları seçmelidir.Bunlar daha koruyucudur. Giysilerin yıkanması sonucu çekmesi UPF değerlerini arttırır. Koruyuculuğu saptamak için en kolay yolu giysiyi güneşe yada ışığa tutup ne kadar ışık geçirdiğine bakmaktır. Daha az ışık daha iyidir. UVA ve UVB yı bloke eden bir gözlük herkes tarafından kullanılmalıdır Kimyasal BronzlaştırıcılarMelanin ve dihidroksiaseton (DHA), bronzlaştırıcı losyonların aktif içeriğini oluşturmaktadır. UVA ve UVB radyasyonu bloke ederek güneş zararına karşı koruyucu olabilir. Çalışmalar sürmektedir.. Güneş koruyucu seçerken , içindekilere bakın. İçeriğine göre güneş koruyucuları veya güneş engelleyiciler (sunblocks) olarak ayrılabilir. Genelde, güneş koruyucular organik formulleri varken ve güneş engelleyicilerin inorganik formülleri vardır. Güneş engelleyiciler daha az kullanılır · Organik formüller oktosrilen, oktil salisilat,homosalat,oktil metoksisinnamat(UVB blok), avobenzone-Parsol 1789 (UVA blok), sinoksat, etilheksil p-metoksisinnamat (UVB ve az miktarda UVA blok), oksibenzon, benzofenon-3 (UVA/UVB blok). gibi UV-filtre eden kimyasallar içerir. Kişiler hem UVB hemde UVA yı filtre eden geniş etkili bir güneş koruyucu kullanmalıdır.Para-amino benzoic acid (PABA), esikden populer bir maddeydi artık pek kullanılmıyor. Aynı etkiye sahip mi pek bilinmiyor bir çok kişide allerjik etki göstermektedir.
Inorganik formüller UV-bloke eden çinko oksit veya titanium dioksit içermektedir. Çinko ve titanyum oksitler deri üzerinde kalır emilmezler. UVA ve UVB ışınlarının neredeyse tamamının deriye ulaşmasını engellerler. Daha eski güneş bloklayıcıları beyaz, macun renginde ve pek çekici değildi, fakat günümüz ürünlerinde hem çinko (Z-Cote) hem de titanyum mikrofine oksitler kullanılmaktadır. Renksizdirler ama nerdeyse eski tipler kadar koruyucudur. Mikrofine çinko oksit, mikrofine titanyum oksitden daha koruyucu ve daha az renkli olabilir. Aynı içeriğe sahip olan ucuz ürünler pahallı olanlar kadar işe yarayabilir. Malesef, güneş koruyucular için hala bir standart yoktur ve UVA korumaları da idda edilenden çok düşük olabilir. Bir çalışmada, geniş çaplı markaların ortalama UVA koruması yanlızca %23 olarak bulundu. Ancak bu markaların idda ettiği ortalama koruma % 37dir Organik formüller ve inorganik mikrofine oksit içeren güneş engelleyiciler, ışığa duyarlı deri rahatsızlığı olan kişilerde ayrıca aktinik prurigo, porfiria, kronik aktinik dermatitde bir sorun olan görünen ışıklara, karşı koruyucu değildir. Görünebilen ışığa karşı koruyucu olan inorganik güneş koruyucuları halen avrupada kozmetik olarak kabul edilmekle birlikte, ABD de henüz kabul edilmemiştir. Güneş koruyucularda yeni standartlar
Günümüzdeki güneş koruyucular yanlızca UVB den ne kadar koruduğunu
göstermektedir. Bu bildiğimiz
“sun protection factor” veya SPF sistemidir
SPF hesaplamaGüneş koruyucu etiketlerindeki Sun protection factor (SPF) , UVB ( UVA değil ) ışınının güneş koruyucu sürülmüş cildin, sürülmemiş cilde göre kızarıklık oluşturma oranına göre hesaplanır. Örneğin, beş dakikada yanık oluşan kişi güneş altında 150 dakika kalmak istiyorsa SPF 30 kullanmalıdır. Formül: 30 ( SPF numarası) x 5 dk (yandığı süre) = 150 dk. Güneş koruyucuların koruma oranları şöyle sınıflandırılabilir.
Yaş Gruplarına Göre SPF düzeyleriBelirli gruplar, yaş ve diğer faktörlere bağlı olarak daha yüksek veya daha düşük SPF kullanmalıdır.
Uygulama zamanı ve miktarı
ANTIAGING NEDİR?
Eskiden beri bilim
kurgu gibi görülen bu konu yıllar geçtikçe üzerinde yapılan çalışmalar
sonrası hastalıkların gidişatında ve ortaya çıkmasında ne kadar önemli
bir rolü olduğu görülmüştür.Yaşlanmanın etkilerini azaltıp, yaşam
kalitesini yükseltmek ve daha uzun yaşamak mümkün mü?. Anti-aging
(yaşlanmanın gerilemesi, yaşlanmada ters dönme) programı, dengeli
beslenme ve kişiye uygun diyet-egzersiz programlarının yanı sıra eksik
hormonların vitamin ve minerallerin dışarıdan verilmesini de kapsıyor.
Üniversitelerimizde
böyle bir uzmanlık dalı yoktur. Bu konu üzerinde bilimsel çalışmalar
yapan kişilerden çok sağdan soldan duydukları ile yada uzakdoğuda
rusyada ve başka yerlerde birkaç hafta yada ay kurs almış kendini uzman
ilan etmiş kişiler bol miktardadır. Bu kişiler özellikle medya
tarafından uzman olarak önümüze çıkarılıyor. Bu sebeple herkes birşeyler
söylüyor ve konu iyice karışmış durumda. Ancak yapılan birçok
araştımanın ortak sonucu olarak çıkan ‘az kalori ile hayatı devam
ettirme’ tekniği hala en güvenilir yöntem olmayı sürdürüyor. Bu teknik
ile ilgili çalışmalar da halen devam ediyor.Bugüne kadar yaşlanmayı
Anti-Aging ile ilgili olarak yapılan terapilerin hiçbiri henüz
yaşlanmayı geciktirip geciktirmediği konusunda net sonuçlar içermiyor.
Yapılan araştırmalar ve yayınlanan bildiriler kısmen onaylansa bile,
terapinin tamamiyle bir bütün olarak araştırıldığı bir çalışma
bulunmuyor; fakat tıp çevrelerinden, amacının oldukça mantıklı olduğuna
dair destek alıyor. Yine de burda yazılanlar tamami ile kanıtlanmamıştır
ve yanlızca antiaging akımı hakkında bir bilgi verme amacı içermektedir. Anti-Aging terapisi ile hormon tedavileri, egzersizler ve beslenme düzenlenmektedir. Egzersiz: Yaşla birlikte kas kitlesi azaldıkça yağ oranı artar bunun için vücudu aktif tutmak önemlidir. Örneğin ev işleri yapmayan sedanter kadınların diğerlerine göre daha erken yaşlanıp öldüğü saptanmıştır. Ev işleri sizin için faydalıdır. Yine çalışlan erkeklerde beyin fonksiyonlarındaki kayıp çalışmayanlara oranla çok daha az olmaktadır.Egzersiz sonrası arkadaşlarla gidilecek bir sauna terlemeyi stress atmayı gevşemeyi sağladığı gibi pozitif sosyal bir etki de sağlayacaktır. Egzersiz sırasında fazla sıvı alımı hiponatremik ensefalopati ile ölüme sebep olabilir. Aktivite sırasında saat başı 400-800ml su sınır olmalıdır.Araştırmalar normal kilosu altında yada üstünde olan kişilerin daha erken öldüğünü göstermiştir.Günde yarım saatlik çalışma 90 yaşına kadar yaşama şansınızı %33 arttırır. Köpek sahibi olmak hem bir dost hemde spor arkadaşı kazanmanızı sağlar. Egzersiz sırasında kas ağrısı veya rahatsızlığı pek iyi değildir. Egzersiz sonrası allerjiniz yoksa bikarbonat ve aspirin içeren alka seltzer tarzı bir şeyler alın. Bikarbonat kasların oluşturduğu laktik asidi inaktive eder, aspirin ise böbreklerden toksinin atılmasını sağlar. Kafein sanıldığı kadar kötü değildir. Sporcularda dayanıklılığı egzersiz kapasitesini ve kilo kaybını arttırır. Egzersiz esnasında kasların karbonhidrat yerine yağ yakmasını arttırdığı düşünülmektedir. Masabaşı çalışıyorsanız her saatde bir 5-10 dakika ayakta tüm vücut kaslarınızı geren egzersizler yapın.
Erkekler için bazı öneriler:
Erken saatlerde erkeklerde kas kitlesini arttıran yağı azaltan moodu
düzelten Testesteron üretiminde kullanılan LH değeri %60 kadar yüksek
olabilmektedir. Erkeklerde ostrojen dominant değildir ancak gereklidir.
Artarsa kilo almaya yağ birikimine ve yorgunluğa sebep olur.
Anti-Aging beslenmede dikkat edilmesi gerekenler:
Vitamin ve
diğer antioksidan prepratlar destekleyici olarak kullanılabilir.Ama
herşeyden önce bu ihtiyaçlarımızı doğal besinlerden gidermeye
çalışmalıyız.
Konserveler yerine, taze veya donmuş sık
sebze , meyve ve mümkün olduğunca çiğ veya az pişmiş olarak
tüketilmelidir.
Brokoli, Enginar, Kuşkonmaz, Pancarlar, Brüksel
lahanası, Lahana, Yeşil çay, domates, yoğurt havuç, karnabahar, pazıotu,
patlıcan, mısır, salatalık, sarımsak, pırasa, marul , soğan, domates,
Meyvelerden ise elma, kayısı, avakado, muz, böğürtlen, çilek, yaban
mersini, mürver, üzüm, incir,kivi, limon mango, kavun, karpuz, zeytin,
portakal, çarkıfelek meyvası, papaya şeftali armut, hurma, ananas, nar,
erik ahududu, çilek antioksidandır.
Hayvani yağlar yerine, zeytinyağı,
kanola yağı, ayçiçekyağı, soya yağı gibi sıvı yağlar.
Kurubaklagillerde,bol miktarda bulunan saponinler, antioksidant ve
antikanserojen etki gösteriyorlar.
Zeytinyağı en iyi antioksidan yağ. Bol E vitamini içeriyor, Ayrıca, kötü
kolesterolün (LDL) okside olmasını ve damar duvarına girmesini
önleyerek, iyi kolesterolü (HDL) arttırıyor. Yağsız süt ürünleri,
protein ve kalsiyumdan zengin, doymuş yağdan fakir besinler. Kemik, diş
ve kasların yapısını sağlamlaştırıyor,
Demirin en çok bulunduğu besinler, kırmızı etler,ciğer, yumurta sarısı,
nohut, mercimek, balık, istiridye, yeşil yapraklı sebzeler.
Eksikliğinde, kansızlık ve bağışıklık sisteminde bozukluklar oluşuyor.
Ancak, demir fazlalığı hücrelerinin erken yaşlanmasına, yağlanmasına
neden oluyor. Bu yüzden demir preperatları doktor kontrolünde almak
gerekiyor.Kızartılan yiyeceklerin içinde kanserojen etki yapan maddeler
oluşuyor. Önlemek için fırınlama, buharda veya mikrodalgada pişirmek
gerekiyor. Unlu gıdalar, beyaz ekmek, pirinç, patates ve tüm şeker
katkılı gıdaların glisemik indeksi yüksek. Bu da erken yaşlanmaya sebep
oluyor. Beyaz pirinç yerine, posa bakımından zengin esmer pirinç veya
bulgur pilavı tercih etmek iyi bir çözüm.Tahıl
hububat, yulaf, arpa, darı,kahverengi pirinç, kepekli buğday,kepekli un,
çavdar ekmeği, gibi lifli besinler,
ve ne kadar fazla sebze, meyve yenirse o kadar fazla lif alınmış oluyor.
Günde 30 - 35 gram kadar lif almak vücut için yararlı.Ayrıca bu besinler
antioksidan ve vitaminler açısından da zengindir.
Anti Aging terapi yöntemlerinde en önemli noktalardan birini; vücutta
var olan ancak zamanla azalan hormonların eski seviyelerine ulaşmalarını
sağlamak oluşturuyor. Peki bu hormonlar ya da vitaminler neler ve
vücutta ne işe yarıyorlar? Cilt yaşlanmasını önlemek için C vitamini,
Keenzim Q 10, Alfa-Lipoik Asit, Likopen ve Proantosiyanidinler gibi
güçlü antioksidanlardan yararlanmaktayız
Kozmofarmasötikallerden
bazıları cilt yaşlanmasını ve kırışıklıkları önlemekte (likopen,
alfa-lipoik asit), diğer bazıları oluşmuş kırışıklıkları da bir ölçüde
giderebilmekte (C vitamini), diğer bir kısmı ise cildi güçlendirmekte ve
yenilemektedir (Retin A, furfuyl adenin)
Bir çok krem formunda alkol formu olan
pantenol bulunmaktadır.oksijen ve ışık varlığında stabil ancak asit baz
veya yüksek sıcaklıklarda anstabildir Deride, normal hücre
metabolizmasında öneml bir Koenzim A komponenti olan
pantotenik aside dönüşür.
ALLANTOIN Hücre tamir işlemine yardım ederek hücre yapımını uyarır. Deri koruyucu etkisi nedeni ile kozmetik kremlerde , losyonlarda etkinliği ve kullanımı arttırdığı için tercih edilmektedir. Şampuanlar dudak kremleri,traş kremleri, güneş kremleri, banyo köpükleri, saç jöleleri, bebek pudraları ve değişik aerosoller. Topikal ilaç olarak da kullanılmaktadır. Son zamanlarda diş macunları ve gargaralarda da kullanılmıştır. Allantoin hücre yenileyici epitel uyarıcı ve kimyasal bir temizleyici olarak bilinir. Ölü dokuları temizlediği ve yeni doku gelişimini hızlandırdığı söylenmektedir
FURFURİLADENİN (KINERASE) Doğal bitki büyüme faktörüdür.Bitki yaprağını kesip furfuril adenin içeren bir sıvıya koyarsanız yeşil kalır.Aksi takdirde kahverengine döner.İn vitro koşullarda insan hücrelerinde de benzer etki göstermiştir. Hücre yaşlanmasını yavaşlatıp geriye döndürür.
URİK ASİT Son yıllarda urik asidin önemli bir biyolojik antioksidan olduğu anlaşılmıştır.Yapılan çalışmalarda ürik asidin hücre içi ve hücre dışı mekanizmalarda rol oynayan güçlü fizyolojik bir antioksidan olduğu anlaşılmıştır.Mekanizması tam anlaşılmamış olsa da bakır ve demir gibi metallerle kompleksler oluşturarak plasma askorbat düzeyi üzerinden etki göstermektedir.
VİTAMİN C Yaşam için esansiyeldir.1930 larda keşfinden sonra bir çok etkisi keşfedilmiştir.Prokollagenin prolinin lizinin hidroksilasyonunda gereklidir.Eksikliğinde purpura keratotik folikuller ve diş eti kanaması oluşur.Suda eriyebilen bir antioksidandır.Serbest radikalleri tutar ve E vitaminini tekrar opluşturur.Kollagen yapımı ve salınmasında düzenleyicidir.UV radyasyon sonrası miktarı azalmaktadır.Vitamin güneş tarafından oluşan hasarı düzeltir.Derinin yaşlanmasını düzeltir ve kollagen yapımını arttırır.Sentetik kollagenlerin de stabilitesini sağlar.Asidik yapısı nedeni ile bazı cilt kremlerinde de kullanılır
DIMETILAMINOETANOL ( DMAE) Sarkık deriyi kaldırması ve cilt sıkılaştırması üzerindeki etkisi nedeni ile ön plana çıkmıştır Kas ve sinirler üzerin ede etkisi nedeni ile mental fonksiyonları da düzeltir kas uyarılarından sorunlu sinir kas kavşaklarında etkisi ile kasları uyarır Serbest radikal çöpçüsü olarak bilinir.
RETIN
A
Katalaz: Hidrojen peroksidi su ve oksijene çevirir.İnsan vücudunda bulunan önemli bir antioksidandır. Süperoksit dismutaz :Süperoksitleri yok eder. Büyük moleküllü olduğundan deriye penetrasyonu zordur deri alt tabakalarında bulunur. Peroksidaz:Oksijen tüketimi tokoferoldan daha iyidir.Antibakteriyel etkisi de vardır Glukopiranositler: Reveratrol ve polidatinler bir çok meyva ve sebzede bulunan glukopiranozidlerdir. En yüksek oranda üzüm dış kısmında bulunur.Serbest radikal çöpçülüğü ve vitamin E ve C ye benzer şekilde lipid peroksidasyonun engellenmesi, sinir sistemine ve kalbe koruyucu etkileri vardır.
Polifenoller:
Epikateşinler olarak da bilinir.Antioksidan doğaya sahiplerdir.UVB
ye tutulmuş insan keratinositlerinde antioksidan etki
göstermişlerdir.Oral veya topikal kullanıldıklarında hayvanlarda UV
tarafından oluşturulan tümörleri tedavi edici etki
göstermiştir.Epigallocatechin 3 gallate EGCG en ünlüsüdür ve
yeşil çayda bulunur.Genistein soya
fasulyesinde,pycnogenol fransız deniz çamı ekstresinde bulunur etkin bir
serbest radikal baskılayıcı ve antitumor etkinliği vardır. |
This site was last updated 03/28/08