|
Yaşlanma (Aging) , Kırışıklıklar ve Güneş Işınları
Yaşla birlikte, deri belirgin değişiklikler gösterir.
Kırışıklıkların kişi üzerinde derin bir etkisi vardır. Gerçekten, yaşlı damgası yememek için yanlızca amerika birleşik devletlerindeki insanlar yılda kozmetiklere 12 milyar dolar harcamaktadırlar . Şu an için toplumda gençlik daha ön planda yer almanızı sağlamaktadır ve her ne kadar ABD de ayrımcılık olarak görüldüğünden suç olsa da (Türkiye de maalesef suç değildir ) hala iş yerinde kariyerde de önemli rol oynamaktadır. Kozmetik sektörünün , dermatoloji ve plastik cerrahinin niçin bu kadar popüler olduğu yaşlanmanın psikolojik yönü değerlendirildiğinde daha iyi anlaşılmaktadır. Ultraviole, güneş ışığı, ve fotoyaşlanma Güneşin cildin erken yaşlanması ve deri kanserlerindeki en önemli etken olduğu konusu tartışılmaz. Genel olarak, güneşten yayılan ultraviole ışınlarına maruz kalmak (UVA veya UVB)erken deri yaşlanması belirtilerinin % 90 nından sorumludur ve bu etkilerin çoğu 20 yaşında başlar.
UVA ve UVB ışınlarının her ikiside genetik zarara, kırışıklıklara, enfeksiyonlara karşı bağışıklık azalmasına, deri yaşlanmasına ve kansere neden olur. Kırışıklıkların oluşması: Az miktarda dahi UV ışını deri kırışıklıklarının oluşumunu tetikler:
Güneş ışığı ve kırışıklıklar hakkında ilginç bir çalışma mevcuttur. A 2001 yılında yapılan bu çalışmada fazla kırışıklığı olanlarda yüksek risk grubunda olsalar dahi bazal hücreli kanser daha az gelişmiştir. Bazı uzmanlar kırışklığa eğilimli kişilerin güneş ışığına verdiği cevabın biolojik bir mekanizma ile kişiyi basal hücreli kanserden korumakta olduğunu düşünüyorlar. Ancak biraz daha araştırma gerekli.. Kırışıklıktan sorumlu diğer faktörler Güneş ışığına ek olarak diğer faktörler kırışıklık oluşumunu arttırır: Sigara içmek. Sigara kırışıklıkları hızlandıran oksijen--free radikallerin oluşumunu arttırır. Kırışıklıkları, yaşlanmaya bağlı deri bozukluklarını ve nonmelanom deri kanseri riskini arttırır. Çalışmalar aynı zamanda göstermiştir ki sigara içmek ve ardından gelen oksidasyon işlemi ile kırışıklık oluşumuna neden olan daha fazla miktarda metalloproteinaz oluşur. Hava kirliliği. Hava kirliliği, deri için önemli bir problemdir. Bunun etkisi derideki önemli antioksidan olan vitamin E miktarı ile ortadan kaldırılabilir. Hızlı kilo kaybı: Eğer çok hızlı kilo kaybederseniz, deriyi destekleyen yağ hücreleri derinin kendini toparlamasına izin vermeden azalacak. Buda kişinin derisinin buruşuk ve sarkık görünmesine yol açabilir. Kimin daha çok kırışıklığı vardır?
Yaş ve Risk Çocuklukta güneşe maruz kalmak: Derinin güneşe bağlı olarak gördüğü zararın %50 ila %80 civarındaki kısmının çocukukta ve ergenlik döneminde aralıklı olarak yada güneş yanığı oluşturacak kadar yoğun güneşte kalmaya bağlı geliştiği tahmin edilmektedir.Buna rağmen bir çok kişi çocuk cildinin bronzlaşmasını bir sağlık işareti olarak görmektedir.Güneş ışığını kötü etkilerini bilen anne babalar bile koruyucu kremlere çok fazla güvenmektedirler ve koruyucu giysiler kullanmamaktadırlar. Yaşlılıkta güneşe maruz kalmak. 70 in üzerindeki çoğu kişinin en azından bir deri hastalığı bir çoğunun ise üç dört hastalığı vardır.Herkes yaşlandıkça derisinde bazı değişiklikler olduğunu biliriz. Fakat yanlızca uzun yaşam deri yaşlanmasının tek kriteri değildir. Aile hikayesi, genetik, ve davranış biçimi ve dış etkenler deri yaşlanması semptomlarında önemli rol oynar. Fazla güneşte ve ultraviolede kalmaya neden olacak aktiviteler Deri yaşlanması için tüm risk faktörleri içinde , güneşten gelen ultravioleye maruz kalmak en tehlikelisidir. Gerçekten de, deri üzerinde yaşlanmanın istenmeyen sonuçları büyük oranda güneşte uzun süre kalmış insanlarda ortaya çıkar.
Deri Tipleri Uzmanlar derinin güneş ışığına hassasiyetine göre deri fototipleri temelinde bir sınıflandırma sistemi oluşturmuşlardır. I. tip (en açık renkli deri) den IV e kadar (en koyu deri). I ve II deri tipine sahip kişiler kanser ve deri yaşlanması riskine en fazla sahiptir. Ancak erken yaşlanma yine de tüm deri tiplerinde güneşe maruz kalma sonrasında görülebilir.
Cinsiyet Genelde kadınların kırışıklar yönünden erkeklere oranla daha büyük risk altında olduğuna inanılır. Gerçekte bazı çalışmalar bunun aksini göstermektedir. Ancak bir çok çalışmada kırışıklık oranalrı her iki cinsde yaklaşık olarak eşittir.Ancak erkeklerde mlanom dışı deri kanseri sıklığı daha fazladır. Sigara Bir çalışmaya göre çok sigara içenlerde deri kırışıklıkları içmeyenlere oranla beş kat daha fazla olmaktadır. Bu kişilerde 40 yaşında sahip olduğu kırışıklıklar içmeyenlerin 60 yaşında sahip oldukları seviyede olacaktır. Çift yumurta ikizlerinde yapılan çalışmalarda sigaranın deriyi incelttiği saptanmıştır. (bazı vakalarda %40),daha ağır kırışıklıklar, ve daha fazla beyaz saç görülmüştür. Ve daha da kötüsü sigara içenlerde squamoz hücreli karsinom dev bazal hücreli karsinom görülme sıklığı artmıştır. GÜNEŞTEN KORUNMA YOLLARI
Güneş koruyucular. Güneş koruyucuların kullanımı karışıktır herkesin ne zaman ve nasıl kullanacğını bilmesi gerekir. Önemli nokta insanların güneş koruyucuyu kullanmayı kesmemeleri ama aynı zamanda diğer koruyucu yöntemlerle birlikte kullanmalıdır.
Koruyucu giysi. Koruyucu giysiler giymek son derece önemlidir ve koruyucu kremlerden çok daha iyi korumaktadır. UV ışınlarını bloke etmek için SPF veya UPF(ultraviolet protection factor) puanlaması yapılan giysiler mevcuttur. 50 UPF en yüksek değerdir.Herkes çocuklarda dahil olmak üzere, geniş siperli şapka giymelidir. (şapka giymek bile baş ve ense bölgesinde kanserler için koruyucu olamayabilir.)
İnsanlar üstlerine rahat olan beyazlatılmamış, sıkı dokunmuş kumaşları seçmelidir.Bunlar daha koruyucudur. Giysilerin yıkanması sonucu çekmesi UPF değerlerini arttırır. Koruyuculuğu saptamak için en kolay yolu giysiyi güneşe yada ışığa tutup ne kadar ışık geçirdiğine bakmaktır. Daha az ışık daha iyidir. UVA ve UVB yı bloke eden bir gözlük herkes tarafından kullanılmalıdır
Kimyasal Bronzlaştırıcılar Melanin ve dihidroksiaseton (DHA), bronzlaştırıcı losyonların aktif içeriğini oluşturmaktadır. UVA ve UVB radyasyonu bloke ederek güneş zararına karşı koruyucu olabilir. Çalışmalar sürmektedir..
Güneş koruyucu seçerken , içindekilere bakın. İçeriğine göre güneş koruyucuları veya güneş engelleyiciler (sunblocks) olarak ayrılabilir. Genelde, güneş koruyucular organik formulleri varken ve güneş engelleyicilerin inorganik formülleri vardır. Güneş engelleyiciler daha az kullanılır · Organik formüller oktosrilen, oktil salisilat,homosalat,oktil metoksisinnamat(UVB blok), avobenzone-Parsol 1789 (UVA blok), sinoksat, etilheksil p-metoksisinnamat (UVB ve az miktarda UVA blok), oksibenzon, benzofenon-3 (UVA/UVB blok). gibi UV-filtre eden kimyasallar içerir. Kişiler hem UVB hemde UVA yı filtre eden geniş etkili bir güneş koruyucu kullanmalıdır.Para-amino benzoic acid (PABA), esikden populer bir maddeydi artık pek kullanılmıyor. Aynı etkiye sahip mi pek bilinmiyor bir çok kişide allerjik etki göstermektedir.
Inorganik formüller UV-bloke eden çinko oksit veya titanium dioksit içermektedir. Çinko ve titanyum oksitler deri üzerinde kalır emilmezler. UVA ve UVB ışınlarının neredeyse tamamının deriye ulaşmasını engellerler. Daha eski güneş bloklayıcıları beyaz, macun renginde ve pek çekici değildi, fakat günümüz ürünlerinde hem çinko (Z-Cote) hem de titanyum mikrofine oksitler kullanılmaktadır. Renksizdirler ama nerdeyse eski tipler kadar koruyucudur. Mikrofine çinko oksit, mikrofine titanyum oksitden daha koruyucu ve daha az renkli olabilir. Aynı içeriğe sahip olan ucuz ürünler pahallı olanlar kadar işe yarayabilir. Malesef, güneş koruyucular için hala bir standart yoktur ve UVA korumaları da idda edilenden çok düşük olabilir. Bir çalışmada, geniş çaplı markaların ortalama UVA koruması yanlızca %23 olarak bulundu. Ancak bu markaların idda ettiği ortalama koruma % 37dir Organik formüller ve inorganik mikrofine oksit içeren güneş engelleyiciler, ışığa duyarlı deri rahatsızlığı olan kişilerde ayrıca aktinik prurigo, porfiria, kronik aktinik dermatitde bir sorun olan görünen ışıklara, karşı koruyucu değildir. Görünebilen ışığa karşı koruyucu olan inorganik güneş koruyucuları halen avrupada kozmetik olarak kabul edilmekle birlikte, ABD de henüz kabul edilmemiştir. Güneş koruyucularda yeni standartlar
Günümüzdeki güneş koruyucular yanlızca
UVB den ne kadar koruduğunu göstermektedir. Bu
bildiğimiz
“sun protection factor” veya SPF sistemidir
SPF hesaplama Güneş koruyucu etiketlerindeki Sun protection factor (SPF) , UVB ( UVA değil ) ışınının güneş koruyucu sürülmüş cildin, sürülmemiş cilde göre kızarıklık oluşturma oranına göre hesaplanır. Örneğin, beş dakikada yanık oluşan kişi güneş altında 150 dakika kalmak istiyorsa SPF 30 kullanmalıdır. Formül: 30 ( SPF numarası) x 5 dk (yandığı süre) = 150 dk. Güneş koruyucuların koruma oranları şöyle sınıflandırılabilir.
Yaş Gruplarına Göre SPF düzeyleri Belirli gruplar, yaş ve diğer faktörlere bağlı olarak daha yüksek veya daha düşük SPF kullanmalıdır.
Uygulama zamanı ve miktarı
ANTIAGING NEDİR?
Eskiden beri bilim kurgu gibi
görülen bu konu yıllar geçtikçe üzerinde yapılan çalışmalar sonrası
hastalıkların gidişatında ve ortaya çıkmasında ne kadar önemli bir rolü
olduğu görülmüştür. Yaşlanmanın etkilerini azaltıp, yaşam kalitesini
yükseltmek ve daha uzun yaşamak mümkün mü?. Anti-aging (yaşlanmanın
gerilemesi, yaşlanmada ters dönme) programı, dengeli beslenme ve kişiye
uygun diyet egzersiz programlarının yanı sıra eksik hormonların vitamin
ve minerallerin dışarıdan verilmesini de kapsıyor. Üniversitelerimizde
böyle bir uzmanlık dalı yoktur. Bu konu üzerinde bilimsel
çalışmalar yapan kişilerden çok sağdan soldan duydukları ile yada uzak
doğuda Rusya'da ve başka yerlerde birkaç hafta yada ay kurs almış
kendini uzman ilan etmiş kişiler bol miktardadır. Bu kişiler özellikle
medya tarafından uzman olarak önümüze çıkarılıyor. Bu sebeple herkes
birşeyler söylüyor ve konu iyice karışmış durumda. Ancak yapılan birçok
araştımanın ortak sonucu olarak çıkan ‘az kalori ile hayatı devam
ettirme’ tekniği hala en güvenilir yöntem olmayı sürdürüyor. Bu teknik
ile ilgili çalışmalar da halen devam ediyor. Bugüne kadar yaşlanmayı
yavaşlatan tek ispatlanmış metot kalori kısıtlaması. Ancak bu
çalışmalara karşı çıkanlar da hiç az değil.
Anti-Aging ile ilgili olarak yapılan
terapilerin hiçbiri henüz yaşlanmayı geciktirip geciktirmediği konusunda
net sonuçlar içermiyor. Yapılan araştırmalar ve yayınlanan bildiriler
kısmen onaylansa bile, terapinin tamamiyle bir bütün olarak
araştırıldığı bir çalışma bulunmuyor; fakat tıp çevrelerinden, amacının
oldukça mantıklı olduğuna dair destek alıyor.
Yine de burda yazılanlar tamami ile kanıtlanmamıştır ve yanlızca
antiaging akımı hakkında bir bilgi verme amacı içermektedir. Anti-Aging terapisi ile hormon tedavileri, egzersizler ve beslenme düzenlenmektedir. Egzersiz: Yaşla birlikte kas kitlesi azaldıkça yağ oranı artar bunun için vücudu aktif tutmak önemlidir. Örneğin ev işleri yapmayan sedanter kadınların diğerlerine göre daha erken yaşlanıp öldüğü saptanmıştır. Ev işleri sizin için faydalıdır. Yine çalışlan erkeklerde beyin fonksiyonlarındaki kayıp çalışmayanlara oranla çok daha az olmaktadır.Egzersiz sonrası arkadaşlarla gidilecek bir sauna terlemeyi stress atmayı gevşemeyi sağladığı gibi pozitif sosyal bir etki de sağlayacaktır. Egzersiz sırasında fazla sıvı alımı hiponatremik ensefalopati ile ölüme sebep olabilir. Aktivite sırasında saat başı 400-800ml su sınır olmalıdır.Araştırmalar normal kilosu altında yada üstünde olan kişilerin daha erken öldüğünü göstermiştir.Günde yarım saatlik çalışma 90 yaşına kadar yaşama şansınızı %33 arttırır. Köpek sahibi olmak hem bir dost hemde spor arkadaşı kazanmanızı sağlar. Egzersiz sırasında kas ağrısı veya rahatsızlığı pek iyi değildir. Egzersiz sonrası allerjiniz yoksa bikarbonat ve aspirin içeren alka seltzer tarzı bir şeyler alın. Bikarbonat kasların oluşturduğu laktik asidi inaktive eder, aspirin ise böbreklerden toksinin atılmasını sağlar. Kafein sanıldığı kadar kötü değildir. Sporcularda dayanıklılığı egzersiz kapasitesini ve kilo kaybını arttırır. Egzersiz esnasında kasların karbonhidrat yerine yağ yakmasını arttırdığı düşünülmektedir. Masabaşı çalışıyorsanız her saatde bir 5-10 dakika ayakta tüm vücut kaslarınızı geren egzersizler yapın. Erkekler için bazı öneriler: Erken saatlerde erkeklerde kas kitlesini arttıran yağı azaltan moodu düzelten Testesteron üretiminde kullanılan LH değeri %60 kadar yüksek olabilmektedir. Erkeklerde ostrojen dominant değildir ancak gereklidir. Artarsa kilo almaya yağ birikimine ve yorgunluğa sebep olur. Ostrojen uzaklaştırıcı günde en az 15 dakikalık ara vermeden yapılan rezistans egzersiler gereklidir. Besinlerle alınan proteinlerin kullanılabilmesi için gerekli proteaz enzimleri çiğ sebze ve meyvelerde vardır. Spor performansı destek ürünleri olan DIM, Indol-3 Carbinol, Chrysin, Calcium D-Glucarate erkek vücüudunda östrojeni temizler. Prostatın büyümesi olan benign prostat hiperplazisi 40 yaşın üzerindeki erkeklerde PSA ve prostat muaynesi ile izlenmelidir.
Anti-Aging beslenmede dikkat edilmesi gerekenler:
Vitamin ve
diğer antioksidan prepratlar destekleyici olarak kullanılabilir.Ama
herşeyden önce bu ihtiyaçlarımızı doğal besinlerden gidermeye
çalışmalıyız.
Konserveler yerine, taze veya
donmuş sık sebze , meyve ve mümkün olduğunca çiğ veya az pişmiş olarak
tüketilmelidir.
Brokoli, Enginar,
Kuşkonmaz, Pancarlar, Brüksel lahanası, Lahana, Yeşil çay, domates,
yoğurt havuç, karnabahar, pazıotu, patlıcan, mısır, salatalık, sarımsak,
pırasa, marul , soğan, domates, Meyvelerden ise elma, kayısı, avakado,
muz, böğürtlen, çilek, yaban mersini, mürver, üzüm, incir,kivi, limon
mango, kavun, karpuz, zeytin, portakal, çarkıfelek meyvası, papaya
şeftali armut, hurma, ananas, nar, erik ahududu, çilek antioksidandır. Hayvani yağlar yerine, zeytinyağı, kanola yağı, ayçiçekyağı, soya yağı gibi sıvı yağlar. Kurubaklagillerde,bol miktarda bulunan saponinler, antioksidant ve antikanserojen etki gösteriyorlar. Zeytinyağı en iyi antioksidan yağ. Bol E vitamini içeriyor, Ayrıca, kötü kolesterolün (LDL) okside olmasını ve damar duvarına girmesini önleyerek, iyi kolesterolü (HDL) arttırıyor. Yağsız süt ürünleri, protein ve kalsiyumdan zengin, doymuş yağdan fakir besinler. Kemik, diş ve kasların yapısını sağlamlaştırıyor, Demirin en çok bulunduğu besinler, kırmızı etler,ciğer, yumurta sarısı, nohut, mercimek, balık, istiridye, yeşil yapraklı sebzeler. Eksikliğinde, kansızlık ve bağışıklık sisteminde bozukluklar oluşuyor. Ancak, demir fazlalığı hücrelerinin erken yaşlanmasına, yağlanmasına neden oluyor. Bu yüzden demir preperatları doktor kontrolünde almak gerekiyor.Kızartılan yiyeceklerin içinde kanserojen etki yapan maddeler oluşuyor. Önlemek için fırınlama, buharda veya mikrodalgada pişirmek gerekiyor. Unlu gıdalar, beyaz ekmek, pirinç, patates ve tüm şeker katkılı gıdaların glisemik indeksi yüksek. Bu da erken yaşlanmaya sebep oluyor. Beyaz pirinç yerine, posa bakımından zengin esmer pirinç veya bulgur pilavı tercih etmek iyi bir çözüm.Tahıl hububat, yulaf, arpa, darı,kahverengi pirinç, kepekli buğday,kepekli un, çavdar ekmeği, gibi lifli besinler, ve ne kadar fazla sebze, meyve yenirse o kadar fazla lif alınmış oluyor. Günde 30 - 35 gram kadar lif almak vücut için yararlı.Ayrıca bu besinler antioksidan ve vitaminler açısından da zengindir. Anti Aging terapi yönteminin en önemli noktalardan biri; vücutta var olan ancak zamanla azalan hormonları eski seviyelerine ulaştırmaktır. Peki bu hormonlar ya da vitaminler nelerdir ve vücutta ne işe yarıyorlar? Cilt yaşlanmasını önlemek için C vitamini, Koenzim Q 10, Alfa-Lipoik Asit, Likopen ve Proantosiyanidinler gibi güçlü antioksidanlardan yararlanılmaktadır. Kozmofarmasötiklerden bazıları cilt yaşlanmasını ve kırışıklıkları önlemekte (likopen, alfa-lipoik asit) bazıları oluşmuş kırışıklıkları da bir ölçüde giderebilmekte (C vitamini), diğer bir kısmı ise cildi güçlendirmekte ve yenilemektedir (Retin A, furfuyl adenin) DHEA DHEA hem kadında hem de erkekte yaşlanma başladıkça seviyesi düşen bir hormondur. Birçok araştırma sonucu DHEA’nın sinir sistemi, immün sistem, stres bozuklukları, kanser ve kardiyovasküler hastalıklara karşı koruyucu olduğu ortaya çıktı. San Diego’daki California üniversitesi 6 ay boyunca kadın ve erkek deneklere her gün 50 ml DHEA vererek, deneklerin fiziksel ve psikolojik olarak iyileştiklerini ve kas güçlerinin arttığını açıkladılar. MELATONİN Melatonin beynin hemen alt bölümünde pineal bezden üretilen bir hormondur. Antioksidant olup her gece üretilir ve vücudun uykuya dalmasına neden olur. Yorgunluktan korunmayı sağlar ve anti kanserojen etkilerinin olduğu ortaya çıkarılmış bir hormondur. Serbest radikal çöpçüsüdür ve antioksidan etkileri arttırır. Uv tarafından oluşan eritemi azaltır. ALC Aminoasit gibi enerjiyi uyaran bir bileşimdir. Kalp kaslarını güçlendirir. Hem normal yaşlanan bireylerde hem de Alzheimer hastalarında kavramayı günçlendirdiği açıklanmıştır. ALC mitokondirial fonksiyonu çeşitli şekillerde geliştirdiği için yaşlanmayı yavaşlattığı ortaya çıkmıştır. Mitokondria hücrelerin güç kaynağıdır. Burada bütün hayati süreç için enerji üretilir. Bilim adamları mitokondrial fonksiyonun düşmesinin yaşlanmaya neden olduğunu savunuyorlar. CO ENZİM Q10 Ubikinon olarak da bilinir. Hücre çekirdeğinde bulunur hücrenin enerjisini sağlar.Kardiyovasküler sistemi koruyucu, enerji verici ve kanseri önleyici bir bileşimdir. Biliz Nokow tarafından yapılan bir çalışmada Ubikinon iğnesiyle farelerin ömrü %50 oranında uzatılmıştır. Ucla Sağlık Merkezi’nde yine farelerin maksimum ömrü yüksek Ubikinon dozları sayesinde uzatılmıştır. Her iki çalışmada da Ubikinon verilen farelerin ileri ki yaşlarında iyi ve sağlıklı göründükleri açıklanmıştır. Ubikinon LDL peroksidasyonlarını vitamin E den daha iyi azaltır LİPOİC ACİD Alfa lipoic asit, lipoic asit diye de bilinir tek serbest radikal koruyucusudur. Antioksidanttır. Bilim adamlarına göre alfa lipoic asit yaşlanmayı azaltan etkenlerden biridir. Alfa lipoic asit kanda glukozun zararını azaltıp yaşlanma sürecini uzattığı söylenmiştir. Vitamin C , Vitamin E ve glutatyon gibi diğer antioksidanların siklusunu sağlar Diyabetli hastalarda oldukça iyi sonuçlar alındığı gözlenmiştir. Halen fareler üzerinde deneyler yapılmaktadır. SİSTEİN VE PROSİSTEİN Sistein protein sentezinde kullanılan bir sülfir aminoasittir. Bizi Uv ışınlarının negatif etkilerinden korur. Romanya’da yapılan yeni bir çalışmada sistein’nin laboratuvar çalışmalarında yaşamı uzattığı belirlenmiştir. Prosistein ise sisteinin değişik bir şeklidir ve daha güvenli olduğuna inanılır.Özellikle N-asetilsisteinin UVB ye bağlı gelişen immun yetmezliğe karşı tümör baskılayıcı genler aracılığı ile ve glutatyon seviyesini arttırarak etki gösterdiği kanıtlanmıştır. Hem sistein hem prosistein insanın her hücresinde bulunmaktadır hücrelerin oksidatif strese karşı korur. Glutatyonun yaşlandıkça miktarı düşer ancak kan seviyesini yükseltmek için Glutatyon değil N-asetilsisteinin almak gerekir. LIKOPEN Likopen, carotenoit denilen bitki pigment ailesinin bir üyesidir. 600 den fazla değişik karotenoid vardır. Likopen, hücreleri serbest radikal hasarından korumasının yanı sıra, hücreler arasındaki bağları güçlendirmekte ve hücre metabolizmasını geliştirmektedir Likopen ve karoten bunların arasında en önemli olanlardır. UV ışınlarından koruyucu etkisi vardır. Bunlar yaprak, domates ve diğer bitkilere açık rengini veren pigmentlerdir. Likopen bunların arasında yaşlanmayı önleyici görevinde en önemli maddedir. Likopen seviyesi yaş ilerledikçe düşer. Likopenin farelerdeki değişik kanser türlerine de iyi geldiği bilinmektedir. VİTAMİN E Vitamin E,
selenyumun antioksidant aktivitesine yardımcı olan plazma membranlar ve
dokudaki lipofilik yapıdaki en önemli antioksidandır. Hücre zarı
yıkımını engeller. Selenyumla birlikte bağışıklık fonksiyonunun
artmasını sağlar. Vitamin E hem erkekte hem de kadında kalp krizi
riskini azalttır,Güneşin oluşturduğu kızarıklığı şişliği güneş hasarını
(DNA da bozulma ve bağışıklık sisteminde zayıflamayı) engeller. Birçok
kanser türüne karşı vücudumuzu koruduğu araştırmalar ile
desteklenmiştir. VİTAMİN B5 Bir çok krem formunda alkol formu olan pantenol bulunmaktadır.oksijen ve ışık varlığında stabil ancak asit baz veya yüksek sıcaklıklarda anstabildir Deride, normal hücre metabolizmasında önemli bir Koenzim A komponenti olan pantotenik aside dönüşür. NİASİNAMİD Nasa da yapılan bir araştırmada vitamin B6 ile beslenen farelerin ömürlerinde %11 artış kaydedildi. Birçok yaşam sürecinde önemli bir rol oynayan Vitamin B6, aminoasitlerin metabolizması için gereklidir. Kalp krizi ve inme için koruyucu bir etmendir. Keratinositlerde antitümör etkiyi azaltır. UVB nin fotokarsinojen etkisini azaltır. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, Böbrek taşı oluşumunun önlenmesine yardımcı olur, Mide bulantısını azaltır, Gece kas kramplarını, ellerin uyuşmasını azaltır Doğal kaynakları; Buğday kepeği ve tohumu, bira mayası, karaciğer, balık, soya fasulyesi, lahana, pekmez, yumurta, yulaf, yer fıstığı, ceviz SELENYUM Birçok araştırma sonucunda, selenyumun birçok kanser çeşidine iyi geldiği ve hatta kanser tedavisinde etkili olabileceği ortaya çıkmıştır. Fakat yaşlanmamak için hergün selenyum alan bir kişinin selenyum miktarını, toksik yan etkilerinden korunmak için, düşük tutması gerekir. HYDERGİNE Hem erkeklerde hem kadınlarda hafızayı ve öğrenmeyi artırdığı bilinmektedir. Hydergine beyne kan akışını arttırır dolayısıyla beyne giden oksijen miktarı artar. Beyin hücreleri beslenir ve yenilenir, beyin hücrelerindeki serbest radikallerin zararı en aza indirgenir. Beyindeki ATP düzeyini arttırarak beyindeki enerji üreten glikozun kullanımını artırır. PİRACETAM Beyin nöronlarındaki öğrenme ve hafıza reseptörlerinin duyarlılığını artıran ve aminoasit olan GABA nın bir türevidir. Hayvanlarda ve insanlarda yapılan çalışmalara göre ‘piracetam’ın hafızayı güçlendirdiği, dikkat ve konsatrasyonu artırdığı görülmüştür. Piracetam zekayı artırmada, yaratıcılığı ve bilgiyi işleme yeteneğini kullanmada yardımcıdır. Piracetam’ın, beyinin alanlarını ve beynin içindeki elektriksel aktiveteyi ayarlayarak, beynin sağlıklı kalmasını düzenlediği görülmüştür. ALLANTOIN Hücre tamir işlemine yardım ederek hücre yapımını uyarır. Deri koruyucu etkisi nedeni ile kozmetik kremlerde , losyonlarda etkinliği ve kullanımı arttırdığı için tercih edilmektedir. Şampuanlar dudak kremleri, traş kremleri, güneş kremleri, banyo köpükleri, saç jöleleri, bebek pudraları ve değişik aerosoller. Topikal ilaç olarak da kullanılmaktadır. Son zamanlarda diş macunları ve gargaralarda da kullanılmıştır. Allantoin hücre yenileyici epitel uyarıcı ve kimyasal bir temizleyici olarak bilinir. Ölü dokuları temizlediği ve yeni doku gelişimini hızlandırdığı söylenmektedir FURFURİLADENİN (KINERASE) Doğal bitki büyüme faktörüdür. Bitki yaprağını kesip furfuril adenin içeren bir sıvıya koyarsanız yeşil kalır. Aksi takdirde kahverengine döner. İn vitro koşullarda insan hücrelerinde de benzer etki göstermiştir. Hücre yaşlanmasını yavaşlatıp geriye döndürür. URİK ASİT Son
yıllarda ürik asidin önemli bir biyolojik antioksidan olduğu
anlaşılmıştır. Yapılan çalışmalarda ürik asidin hücre içi ve hücre dışı
mekanizmalarda rol oynayan güçlü fizyolojik bir antioksidan olduğu
anlaşılmıştır. Mekanizması tam anlaşılmamış olsa da bakır ve demir gibi
metallerle kompleksler oluşturarak plazma askorbat düzeyi üzerinden etki
göstermektedir. DEPRENYL Deprenyl; Parkinson ve Alzheimer hastalıklarının olumsuz etkilerini en aza indirir. Uzun süreli kullanımı ile ilgili kesin deneysel bilgiler yoktur. Deprenyl’in en önemli özelliği yaşlanmayı yavaşlatmasıdır. Çünkü beyin nöronlarını nörotoksinlerden korur, antioksidan enzimlerin seviyelerini artırıp, dopamin azaltıcı enzimlerin seviyesini düşürür. Yapılan deneylerde farelerin ömrünün uzadığı görülmüştür. VİTAMİN C Yaşam için esansiyeldir. 1930 larda keşfinden sonra bir çok etkisi keşfedilmiştir. Prokollagenin prolinin lizinin hidroksilasyonunda gereklidir. Eksikliğinde purpura keratotik folikuller ve diş eti kanaması oluşur. Suda eriyebilen bir antioksidandır. Serbest radikalleri tutar ve E vitaminini tekrar oluşturur. Kollagen yapımı ve salınmasında düzenleyicidir. UV radyasyon sonrası miktarı azalmaktadır. Vitamin güneş tarafından oluşan hasarı düzeltir. E vitamini ile birlikte güneşe bağlı eritem eşiğini yükseltir. Derinin yaşlanmasını düzeltir ve kollajen yapımını arttırır. Sentetik kollagenlerin de stabilizesini sağlar. Asidik yapısı nedeni ile bazı cilt kremlerinde de kullanılır DIMETILAMINOETANOL ( DMAE) Sarkık deriyi kaldırması ve cilt sıkılaştırması üzerindeki etkisi nedeni ile ön plana çıkmıştır Kas ve sinirler üzerin ede etkisi nedeni ile mental fonksiyonları da düzeltir kas uyarılarından sorunlu sinir kas kavşaklarında etkisi ile kasları uyarır Serbest radikal çöpçüsü olarak bilinir. RETIN A Gece körlüğüne, zayıf görüşe karşı koyar ve birçok göz rahatsızlığına yardımcı olur. Solunumla ilgili enfeksiyonlara karşı direnç sağlar. Bağışıklık sisteminin tam olarak fonksiyon göstermesine yardımcı olur.Kırışıklıkların yok edilmesine yardımcı olur. Büyümeyi, sağlıklı kemikleri, sağlıklı bir cildi, saçı, dişi ve diş etlerini geliştirir. Sivilcenin, yüzeysel kırışıklıkların, sivilcenin ve dıştan uygulandığında açık ülserin tedavisine yardımcı olur. Balık karaciğer yağı, karaciğer, havuç, koyu yeşil ve sarı sebzeler, yumurta, süt ve süt ürünleri, margarin ve sarı meyvelerde mevcuttur. DİĞER ANTİOKSİDANLAR Katalaz: Hidrojen peroksidi su ve oksijene çevirir.İnsan vücudunda bulunan önemli bir antioksidandır. Süperoksit dismutaz : Süperoksitleri yok eder. Büyük moleküllü olduğundan deriye penetrasyonu zordur deri alt tabakalarında bulunur. Peroksidaz: Oksijen tüketimi tokoferoldan daha iyidir. Antibakteriyel etkisi de vardır Glukopiranositler: Reveratrol ve polidatinler bir çok meyva ve sebzede bulunan glukopiranozidlerdir. En yüksek oranda üzüm dış kısmında bulunur. Serbest radikal çöpçülüğü ve vitamin E ve C ye benzer şekilde lipid peroksidasyonun engellenmesi, sinir sistemine ve kalbe koruyucu etkileri vardır. Coffeeberry: Kahve bitkisinden elde edilir. Kırışıklıklarda ve pigmentasyon bozukluğunda etkili bulunmuştur. Polifenoller: Epikateşinler olarak da bilinir. Antioksidan doğaya sahiplerdir.UVB ye tutulmuş insan keratinositlerinde antioksidan etki göstermişlerdir. Oral veya topikal kullanıldıklarında hayvanlarda UV tarafından oluşturulan tümörleri tedavi edici etki göstermiştir. Epigallocatechin 3 gallate EGCG en ünlüsüdür ve yeşil çayda bulunur. Genistein soya fasulyesinde, pycnogenol fransız deniz çamı ekstresinde bulunur etkin bir serbest radikal baskılayıcı ve antitumor etkinliği vardır. Yeşil çay içerisindeki güçlü antioksidan maddeler topikal ve sistemik olarak, güneş hasarı etkilerine karşı koruyucudur.
|
This site was last updated 06/24/10