Eritem 

Kızarıklık (eritem)

Eritemler yani kızarıklıklar dermatolojik hastalıklar içerisinde önemli bir yere sahiptir. Alerjik hastalıklar, otoimmun hastalıklar, tümoral nedenler enfeksiyonlar dışında da bir çok kızarıklık nedeni mevcuttur. Burada birkaç kızarıklık nedeni hakkında bilgi verilmiştir.

Eritema nodosum,

Deri altı yağ dokusu enfeksiyonu olan pannikulitin en sık görülen tipidir. Bu deri reaksiyonu enfeksiyonlar, sarkoidozis, romatizmal hastalıklar, inflamatuar barsak hastalıkları, ilaçlar, otoimmun bozukluklar, gebelik, ve malign hastalıklar gibi birçok hastalığa eşlik edebilir. Eritema nodosum tipik olarak ani başlangıçlı simetrik gergin kızarık sıcak nodüller şeklinde ortaya çıkar ve genellikle bacaklarda plak şeklinde kabarır. Sıklıkla lezyon çift taraflıdır. Başlangıçta, şişlik parlak kırmızı renktedir, fakat birkaç gün içinde mor renk almaya başlar, sonunda sarı veya yeşilimsi rengi ile derin bir çürük görünümü alır. Yara hiç görülmez ve sertlik iz bırakmadan iyileşir. Eritema nodosum tedavisi altta yatan neden saptanabilirse buna yönelik olmalıdır. Genellikle, eritema nodosum şişlikleri birkaç hafta içinde kendiliğinden geriler, ve yatak istirahati genellikle yeterli tedavidir. Aspirin, oksifenbutazon gibi nonsteroidal antiinflamatuar ilaçlar, indometasin veya naproksen, ve potasyum iodid, ağrı kesici etkiyi arttırıp ve lezyonun gerilemesini sağlayabilir. Ağızdan veya damar yolu kortikosteroidler eritema nodosum tedavisinde nadiren kullanılır. Bu tür ilaçlar kullanılmadan önce altta yatan bir enfeksiyon olmadığına emin olunmalıdır.

Figure Eritemler ( Özel şekilli kızarıklıklar)

Eritem annüler santrifuj, eritema giratum repens, eritema kronikum migrans, nekrolitik migratuvar eritem, eritema marginatum romatikum, familyal annüler eritem, lupus eritematozusun annüler erüpsiyonu ve kronik granülomatöz hastalık taşıyıcılarında gözlenen eritem gibi figure eritemler eritemli dermatozların büyük kısmını oluşturur.

Eritema Anüler Santrifüj,

Eritem anüler santrifüj (EAS) yavaş ilerleyen, yuvarlak şekillerle karakterli kızarık bir lezyondur. Görülme sıklığı yüz binde bir olarak belirtilmektedir. Her yaşta görülebilir 50-60 yaşlarında daha çok görülür, kadın ve erkeklerde eşit sıklıktadır.

EAS, ilaçlar, böcekler, yiyecek, malignite gibi bir duruma karşı gelişen bir aşırı duyarlılık reaksiyonu olarak değerlendirilmektedir. Mantar enfeksiyonları ile birlikte sık görülür. Bundan başka virüs, parazit, ilaçlar, gıda maddeleri ,gebelik, otoimmün hormon bozuklukları ve maligniteler ile EAS a neden olabilir. Safra taşı enfeksiyonu, sarkoidoz ve böbrek enfeksiyonu ile de birlikte olabilir . Ama çoğunlukla hastaların büyük bölümünde herhangi bir neden saptanamaz.

Merkezden çevreye doğru yayılan kızarık sert minik bir kabarıklık olarak başlayan EAS'ın yüzeysel ve derin olmak üzere iki tipi vardır. Bir kaç haftada 5-6 cm büyüklüğe gelirken sayısı da artabilir . Yüzeysel tip kızarık, sert olmayan yama formundadır. İlerleyen kenarın iç yüzünde kabuklanma özgündür ama her zaman görülmez. Derin tipte bu yoktur ilerleyen kenar normal deriden yüksektir. En sık gövde kol ve bacaklarda görülür, el ve ayaklarda tutulum görülmez. Çoğunlukla şikayete neden olmaz. Ancak bazı hastalarda kaşıntı olabilir. haftalar ve aylarca kalabilir ama iyileşirken iz bırakmaz.

EAS diğer figüre eritemler ile karışabildiği gibi, kütanöz lenfoid hiperplazi, lenfoma, pitriyazis rozea, anüler ürtiker, anüler psoriazis, granüloma annülare, mikozis fungoides, tinea korporis gibi hastalıklarla da karıştırılabilir.

Kronik ve tekrarlayabilen bir hastalıktır, tedavide altta yatan bilinen bir hastalık varsa önce bu tedavi edilmelidir. Tedavi edilmese de sıklıkla kendiliğinden geriler. Ancak belirtilerin fazla olduğu yaygın tutulum olan hastalarda, topikal kortikosteroidler ve kalsipotriol etkili olabilmektedir . Bazen mantar ve diğer enfeksiyonların tedavisine olumlu yanıt alınabilir.

Eritema giratum repens

Kızarık, kenarları düzensiz, içiçe geçmiş dairesel şekilli lezyonlarla karakterize bir hastalıktır. “Gammel hastalığı” olarak da bilir. Erkeklerde daha sık (2:1) görülür ve ortalama 50-60 lı yaşlarda başlar.

Hastaların %80’inde kanser vardır. Teşhisi genellikle kanser teşhisinden öncedir. Ama kanserle beraber veya kanserden sonra da ortaya çıkabilir. En sık bronş kanseriyle birliktedir, kanser dışında bazen, gebelik, tüberküloz veya büllöz hastalıklarla da beraber görülmüştür.

Çok sayıda, hızla ilerleyen, halka tarzında lezyonların kenarlarında kabuklanmalar vardır, iç içe geçmiş halkalar, dalgalar ya da girintili çıkıntılı kızarık lezyonlar şeklindedir. Ağaç gövdesi kesitine benzer. Gövde, kol ve bacakların yakın kısımlarına yerleşen EGR’de genellikle ayak tabanı, avuç içi ve yüz tutulumu gözlenmez. Kaşıntı çok sık görülür ve bazen oldukça şiddetlidir.

EGR düşünülen hastalarda detaylı bir kanser araştırması mutlaka yapılmalıdır.

Ayırıcı tanıda EAS çok yavaş ilerler. EGR’de ise hızlı bir yayılım söz konusudur .EGR tedaviye çok dirençlidir. Eşlik eden kanser saptanarak tedavi edilirse lezyonlar da gerilemektedir.

Eritema Kronikum Migrans

Eritema kronikum migrans (EKM), kenelerle bulaşan bir hastalık olan “Lyme” hastalığı olanların %75'inde görülen erken bir deri belirtisidir. Vakalarının %25’ini çocuklar oluşturur. Erkeklerde daha sık görülür. Lyme hastalığı “Borrelia burgdorferi” dene bakteri ile oluşur. Bu bakteri orman ve çayırlık gibi yerlerde yaşayan Ixodes türü kenelerle insana bulaşır. Isırığı ağrısız olan ve beslenme bitince kendiliğinden düşen genç kenelerle taşındığı için kolaylıkla fark edilmeyebilir.

Kene ısırığı sonrasında hastalık bulaşsa da bazen bağışıklık sistemi bakterileri engelleyebilir. Bazen hastalık gelişir ama yayılmaz, bir kısmında ise enfeksiyon kan ile yayılabilir.

Kene ısırdıktan 14 gün sonra, merkezden çevreye doğru genişleyen kızarık bir lezyon oluşur. Bazı lezyonlarda ortadan iyileşme olabilir. Lezyon günde 2-3 cm büyüyerek 70 cm’e çıkabilir. Ağrı ve kaşıntı yoktur. Vücudun kıvrım bölgesine veya iç çamaşırının lastiklerinin altına yerleşir. Sıklıkla haftalar içinde kendiliğinden düzelir. Hafif ateş, kas ve eklem ağrısı bulunabilir. Lyme hastalığının komplikasyonlar gelişmeden erken dönemde tanınması ve tedavisi önemlidir. Tedavide doktorunuzun vereceği bazı antibiyotikler kullanılacaktır. Tedavi süresinin en az 3 hafta olması önerilmektedir.

Nekrolitik migratuvar eritem

Nekrolitik migratuvar eritem (NME), özellikle glukagonoma adı verilen özel bir tümöre bağlı görülür. Ancak bu tümör olmadan da görülmüştür, bunlar psödo (yalancı) glukagonoma olarak adlandırılmıştır. Daha çok 50 li yaşlarda ve her iki cinste eşit oranda görülür.

Kan glukagon seviyesini arttıran bu tümör çeşitli besinsel ve vitamin B eksikliğine yol açarak NME gelişimine neden olur.

NME çoğunlukla kasıklardan başlar, kol bacaklara, kalçalara ve kasıklara yayılır. Kızarıklık ve kabarıklıklar şeklinde başlayan lezyonlar sonra kızarık, keskin sınırlı, girintili, kabuklu plaklara dönüşür. Merkezden çevreye doğru ilerleyen halkavi lezyonlar kabuklu, farklı şekiller alır. Bazen su toplamaları oluşabilir. Kendiliğinden gerileme ve alevlenmeler gösterebilir, ortalama bir iki hafta içinde merkezden iyileşir, merkezde koyu renkli bir leke bırakırken, çevresinde kabuklanmalar oluşur. Bunun dışında tırnak bozuklukları, saç dökülmesi ağız köşesi çatlaması dil iltihabı görülebilir. Ayrıca kansızlık, kilo kaybı, diyabet, ishal, halsizlik, toplardamar tıkanıklığı ve psikiyatrik bozukluklardır olabilir.

Tanı için bazen çok sayıda biyopsi alınması gerekebilmektedir. NME’nin tedavisi altta yatan tümörün tedavisi ile mümkün olabilmektedir. Somatostatin benzeri bir ilaç semptomların ve özellikle de NME’nin tedavisi için kullanılmaktadır. Eksik olan maddelerin yerine konulması da tedavide önemli bir basamaktır. Hastalara ancak ileri dönemde tanı konabilse de, tümör yavaş büyüdüğünden gidişat iyidir. Tanı sonrası ortalama yaşam süresi 3-7 yıl olarak değişir

Eritema marginatum romatikum

Eritema marginatum romatikum (EMR), akut romatizmal ateş (ARA) ve Still hastalığında görülen tipik bir cilt belirtisidir.EMR, ARA’nın tanısı için bakılan majör kriterlerden biridir. EMR oldukça seyrek görülür, aktif ARA olan çocukların, yalnızca %10’unda özellikle karditi olanlarda ve eklem bulgularının ortaya çıkmasından önce görülür. Açık pembe renk, dairesel formda belirgin olmayan yama ve plaklardır. Büyüyerek ve birleşerek değişik şekiller oluşturabilir. Gövde ve karın bölgesinde asemptomatiktir. Genellikle 1-2 gün içinde geriler. EMR’de etkin bir tedavi yoktur. ARA tedavi edilse bile hastalığın gidişatı pek değişmez.

Ailesel anüler eritem

Ailesel anüler eritem (AAE), kalıtsal olduğu düşünülen bir eritemdir. Nadir görülür

Klinik olarak EAS benzeri lezyonlar yapar. Halka şeklinde, kızarık, kabuklu yama ve plaklar görülür. Döküntü erken yaşlarda başlar ve hayat boyu devam edebilir. Etkin bir tedavisi yoktur.

Lupus eritematozus’un anüler eritemi

Doğumsal lupus eritematoz’lu anne gibi anti-SSA(Ro) antikoru bulunan Sjögren hastalığı, lupus eritematozus ve nadiren bu iki hastalığa uymayan sağlıklı kişilerde lezyonlar saptanmıştır. EAS benzeri ışığa duyarlı lezyonlar sıklıkla yüzde yerleşir. Tedavisinde harici kortizonlar etkili olabilir.

Kronik granülomatoz hastalık taşıyıcılarında anüler eritem

Kronik granülomatöz hastalık (KGH) Kalıtsal nadir bir hastalıktır vücut savunma sistemi zayıflamıştır. Hastalarda lenf düğümü, akciğer, deri altı doku, karaciğer ve kemik enfeksiyonları, barsak iltihabı, anüs çevresi apse ve tıkanıklık izlenebilir . KGH genetik taşıyıcısı olan kadınlarda lupus benzeri belirtiler bildirilmiştir. Bu hastalarda tekrarlayan ağıziçi yara , ışığa hassasiyet ve Raynaud fenomeni görülebilir. Lupus benzeri döküntüler hidroksiklorokin gibi klasik tedaviye çok iyi cevap verir.

Avuçiçi kızarıklık (palmar eritem)

Palmar eritem avuç içinde görülen kızarıklığı anlatır. Karaciğer yetmezliği, gebelik, hipertiroidi ve romatoid artritte görülebilir. Sağlıklı kişilerde kalıtsal da olabilir, ancak ani bir başlangıç veya mevcut kızarıklığın şiddetinde artış olursa karaciğer yetmezliği lehinedir. Araştırmacılar palmar eritemin tümörlerle birlikte olduğunu, ve kızarıklık şiddetinin tümörün damarlanma miktarı ile alakalı olduğunu bildirmişlerdir.

Yüzdeki Kızarıklık (fasiyal eritem)

Fasiyal eritem, sabit vaya ataklarla ( flushing ) olan yüzde görülen kızarıklığı ifade eder. Sosyal ortamlarda psikolojik yönden ciddi sorun yaratan bir durumdur. Fasiyal eritemin en önemli sebepleri arasında rozase, seboreik dermatit, esansiyel telenjiektazi, eritromelanozis folikularis faciei et colli (EFC), ulerythema ophryogenes (UO), keratosis pilaris, dermatomiyozit, sistemik lupus eritematozus ve bazı ilaçlar sayılabilir. Seboreik dermatit egzema bölümünde, anlatılmıştı. Esansiyel telenjiektazi (Telenjektazi küçük damar genişlemeleridir.)ailesel geçişlidir Sıcaklıktaki değişiklikler ve güneş kızarıklıkta artışa neden olur. EFC yanaklarda ve boyunda kızarıklık, koyulaşma ve dikensi kıl kökleri ile karakterizedir. UO kaşlarda ve yanakta kızarıklığa neden olur. Kaşların dış kısmında dökülme ve yanaklarda yara izleri görülebilir. Bazı uzmanlarca EFC ve UO 'nun aynı hastalığın değişik formları olduğunu ileri sürülmektedir. Harici kortizonlar, uzun süre kullanılırsa ciltte incelme ve damarlanma yaparak yüzdeki eritemi kalıcı hale getirebilir. Bunun dışında nifedipin gibi ilaçlar, nikotinik asit ve alkol yüzde kızarıklığa sebep olabilir.

 

 

Yüzde çok sık kızarıklık nedenlerinden biri olan Rozase (Gül Hastalığı) akne bölümümüzde anlatılmıştır.