© WWW.CILTUZMANI.COM    Copyright © 2007 [ciltuzmani.com]. All rights reserved
Made by Babur
Cilt Uzmanı Uzm. Dr. Babür Süer Dermatoloji & Estetik Dermatoloji Uzmanından en tarafsız kaynak.

Eritem (Kızarıklık)

Eritemler yani kızarıklıklar dermatolojik hastalıklar içerisinde  önemli bir yere sahiptir.  Eritem, genellikle bağışıklık sistemi hücreleri ve  bu hücrelerin saldığı kimyasal maddelerin birikimi sonucu gelişen iltihaba bağlı cilt 'kızarıklığı' anlamına gelir. Isıya maruz kalma, böcek ısırıkları, otoimmun  hastalıklar, tümoral nedenler, enfeksiyonlar, alerji, kimyasal maddeler,  iyonize olmayan radyasyon (güneş ışığı, UV) ve iyonizan radyasyon ( X-ışını, nükleer radyasyon) gibi eritem oluşumu için birçok neden olabilir.  Burada bu sebepler dışında görülen birkaç kızarıklık nedeni  hakkında bilgi  verilmiştir.

Eritema nodosum

Deri altı yağ dokusu enfeksiyonu olan pannikulitin en sık görülen tipidir. Bu deri  reaksiyonunun enfeksiyonlar, sarkoidozis, romatizmal hastalıklar, inflamatuar barsak  hastalıkları, doğum kontrol hapı gibi ilaçlar, otoimmun bozukluklar, gebelik, ve malign hastalıklar gibi  birçok nedeni olabilir. Yaklaşık %30-50 vakada sebebi belirlenemez. Kadınlarda 3-6 kat daha sık görülür. Her iki cinste en sık 20-30 yaşlarında görülmektedir.Eritema nodosum tipik olarak ani başlangıçlı  simetrik gergin kızarık sıcak nodüller şeklinde ortaya çıkar ve genellikle  bacaklarda plak şeklinde kabarır. Sıklıkla lezyon çift taraflıdır. Başlangıçta, şişlik  parlak kırmızı renktedir, fakat birkaç gün içinde mor renk almaya başlar, sonunda  sarı veya yeşilimsi rengi ile derin bir çürük görünümü alır. Yara hiç görülmez ve  sertlik iz bırakmadan iyileşir. Eritema nodosum tedavisi altta yatan neden  saptanabilirse buna yönelik olmalıdır. Genellikle, 1-5cm olan eritema nodosum şişlikleri  birkaç hafta içinde kendiliğinden geriler, ve yatak istirahati genellikle yeterli  tedavidir. Aspirin, oksifenbutazon gibi nonsteroidal antiinflamatuar ilaçlar,  indometasin veya naproksen, ve potasyum iodid, ağrı kesici etkiyi arttırıp ve  lezyonun gerilemesini sağlayabilir. Ağızdan veya damar yolu kortikosteroidler  eritema nodosum tedavisinde nadiren kullanılır. Bu tür ilaçlar kullanılmadan  önce altta yatan bir enfeksiyon olmadığına emin olunmalıdır.

Figure Eritemler ( Özel şekilli kızarıklıklar)

Eritem annüler santrifuj, eritema giratum repens, eritema kronikum migrans,  nekrolitik migratuvar eritem, eritema marginatum romatikum, familyal annüler  eritem, lupus eritematozusun annüler erüpsiyonu ve kronik granülomatöz  hastalık taşıyıcılarında gözlenen eritem gibi figure eritemler eritemli  dermatozların büyük kısmını oluşturur. Eritema Anüler Santrifüj Eritem anüler santrifüj (EAS) yavaş ilerleyen, yuvarlak şekillerle karakterli  kızarık bir lezyondur. Görülme sıklığı yüz binde bir olarak belirtilmektedir.  Her yaşta görülebilir 50-60 yaşlarında daha çok görülür, kadın ve erkeklerde  eşit sıklıktadır.  EAS, ilaçlar, böcekler, yiyecek, malignite gibi bir duruma karşı gelişen bir aşırı  duyarlılık reaksiyonu olarak değerlendirilmektedir. Mantar enfeksiyonları ile  birlikte sık görülür. Bundan başka virüs, parazit, ilaçlar, gıda maddeleri  ,gebelik, otoimmün hormon bozuklukları ve maligniteler ile EAS a neden  olabilir. Safra taşı enfeksiyonu, sarkoidoz ve böbrek enfeksiyonu ile de  birlikte olabilir . Ama çoğunlukla hastaların büyük bölümünde herhangi bir  neden saptanamaz. Merkezden çevreye doğru yayılan kızarık sert minik bir kabarıklık olarak  başlayan EAS'ın yüzeysel ve derin olmak üzere iki tipi vardır. Bir kaç haftada  5-6 cm büyüklüğe gelirken sayısı da artabilir . Yüzeysel tip kızarık, sert  olmayan yama formundadır. İlerleyen kenarın iç yüzünde kabuklanma  özgündür ama her zaman görülmez. Derin tipte bu yoktur ilerleyen kenar  normal deriden yüksektir. En sık gövde kol ve bacaklarda görülür, el ve  ayaklarda tutulum görülmez. Çoğunlukla şikayete neden olmaz. Ancak bazı  hastalarda kaşıntı olabilir. haftalar ve aylarca kalabilir ama iyileşirken iz  bırakmaz.  EAS diğer figüre eritemler ile karışabildiği gibi, kütanöz lenfoid hiperplazi,  lenfoma, pitriyazis rozea, anüler ürtiker, anüler psoriazis, granüloma  annülare, mikozis fungoides, tinea korporis gibi hastalıklarla da  karıştırılabilir. Kronik ve tekrarlayabilen bir hastalıktır, tedavide altta yatan bilinen bir  hastalık varsa önce bu tedavi edilmelidir. Tedavi edilmese de sıklıkla  kendiliğinden geriler. Ancak belirtilerin fazla olduğu yaygın tutulum olan  hastalarda, topikal kortikosteroidler ve kalsipotriol etkili olabilmektedir .  Bazen mantar ve diğer enfeksiyonların tedavisine olumlu yanıt alınabilir. Eritema giratum repens Kızarık, kenarları düzensiz, içiçe geçmiş dairesel şekilli lezyonlarla karakterize  bir hastalıktır. “Gammel hastalığı” olarak da bilir. Erkeklerde daha sık (2:1)  görülür ve ortalama 50-60 lı yaşlarda başlar.  Hastaların %80’inde kanser vardır. Teşhisi genellikle kanser teşhisinden  öncedir. Ama kanserle beraber veya kanserden sonra da ortaya çıkabilir. En  sık bronş kanseriyle birliktedir, kanser dışında bazen, gebelik, tüberküloz  veya büllöz hastalıklarla da beraber görülmüştür.  Çok sayıda, hızla ilerleyen, halka tarzında lezyonların kenarlarında  kabuklanmalar vardır, iç içe geçmiş halkalar, dalgalar ya da girintili çıkıntılı  kızarık lezyonlar şeklindedir. Ağaç gövdesi kesitine benzer. Gövde, kol ve  bacakların yakın kısımlarına yerleşen EGR’de genellikle ayak tabanı, avuç içi  ve yüz tutulumu gözlenmez. Kaşıntı çok sık görülür ve bazen oldukça  şiddetlidir. EGR düşünülen hastalarda detaylı bir kanser araştırması mutlaka  yapılmalıdır.  Ayırıcı tanıda EAS çok yavaş ilerler. EGR’de ise hızlı bir yayılım söz konusudur  .EGR tedaviye çok dirençlidir. Eşlik eden kanser saptanarak tedavi edilirse  lezyonlar da gerilemektedir. Eritema Kronikum Migrans Eritema kronikum migrans (EKM), kenelerle bulaşan bir hastalık olan “Lyme”  hastalığı olanların %75'inde görülen erken bir deri belirtisidir. Vakalarının  %25’ini çocuklar oluşturur. Erkeklerde daha sık görülür. Lyme hastalığı  “Borrelia burgdorferi” dene bakteri ile oluşur. Bu bakteri orman ve çayırlık  gibi yerlerde yaşayan Ixodes türü kenelerle insana bulaşır. Isırığı ağrısız olan  ve beslenme bitince kendiliğinden düşen genç kenelerle taşındığı için  kolaylıkla fark edilmeyebilir.  Kene ısırığı sonrasında hastalık bulaşsa da bazen bağışıklık sistemi bakterileri  engelleyebilir. Bazen hastalık gelişir ama yayılmaz, bir kısmında ise  enfeksiyon kan ile yayılabilir.  Kene ısırdıktan 14 gün sonra, merkezden çevreye doğru genişleyen kızarık  bir lezyon oluşur. Bazı lezyonlarda ortadan iyileşme olabilir. Lezyon günde 2- 3 cm büyüyerek 70 cm’e çıkabilir. Ağrı ve kaşıntı yoktur. Vücudun kıvrım  bölgesine veya iç çamaşırının lastiklerinin altına yerleşir. Sıklıkla haftalar  içinde kendiliğinden düzelir. Hafif ateş, kas ve eklem ağrısı bulunabilir. Lyme  hastalığının komplikasyonlar gelişmeden erken dönemde tanınması ve  tedavisi önemlidir. Tedavide doktorunuzun vereceği bazı antibiyotikler  kullanılacaktır. Tedavi süresinin en az 3 hafta olması önerilmektedir. Nekrolitik migratuvar eritem Nekrolitik migratuvar eritem (NME), özellikle glukagonoma adı verilen özel  bir tümöre bağlı görülür. Ancak bu tümör olmadan da görülmüştür, bunlar  psödo (yalancı) glukagonoma olarak adlandırılmıştır. Daha çok 50 li yaşlarda  ve her iki cinste eşit oranda görülür. Kan glukagon seviyesini arttıran bu tümör çeşitli besinsel ve vitamin B  eksikliğine yol açarak NME gelişimine neden olur.  NME çoğunlukla kasıklardan başlar, kol bacaklara, kalçalara ve kasıklara  yayılır. Kızarıklık ve kabarıklıklar şeklinde başlayan lezyonlar sonra kızarık,  keskin sınırlı, girintili, kabuklu plaklara dönüşür. Merkezden çevreye doğru  ilerleyen halkavi lezyonlar kabuklu, farklı şekiller alır. Bazen su toplamaları  oluşabilir. Kendiliğinden gerileme ve alevlenmeler gösterebilir, ortalama bir  iki hafta içinde merkezden iyileşir, merkezde koyu renkli bir leke bırakırken,  çevresinde kabuklanmalar oluşur. Bunun dışında tırnak bozuklukları, saç  dökülmesi ağız köşesi çatlaması dil iltihabı görülebilir. Ayrıca kansızlık, kilo  kaybı, diyabet, ishal, halsizlik, toplardamar tıkanıklığı ve psikiyatrik  bozukluklardır olabilir. Tanı için bazen çok sayıda biyopsi alınması gerekebilmektedir. NME’nin  tedavisi altta yatan tümörün tedavisi ile mümkün olabilmektedir.  Somatostatin benzeri bir ilaç semptomların ve özellikle de NME’nin tedavisi  için kullanılmaktadır. Eksik olan maddelerin yerine konulması da tedavide  önemli bir basamaktır. Hastalara ancak ileri dönemde tanı konabilse de,  tümör yavaş büyüdüğünden gidişat iyidir. Tanı sonrası ortalama yaşam  süresi 3-7 yıl olarak değişir.

   

Eritema marginatum romatikum Eritema marginatum romatikum (EMR), akut romatizmal ateş (ARA) ve Still  hastalığında görülen tipik bir cilt belirtisidir.EMR, ARA’nın tanısı için bakılan  majör kriterlerden biridir. EMR oldukça seyrek görülür, aktif ARA olan  çocukların, yalnızca %10’unda özellikle karditi olanlarda ve eklem  bulgularının ortaya çıkmasından önce görülür. Açık pembe renk, dairesel  formda belirgin olmayan yama ve plaklardır. Büyüyerek ve birleşerek değişik  şekiller oluşturabilir. Gövde ve karın bölgesinde asemptomatiktir. Genellikle  1-2 gün içinde geriler. EMR’de etkin bir tedavi yoktur. ARA tedavi edilse bile  hastalığın gidişatı pek değişmez.

    

Ailesel anüler eritem Ailesel anüler eritem (AAE), kalıtsal olduğu düşünülen bir eritemdir. Nadir  görülür  Klinik olarak EAS benzeri lezyonlar yapar. Halka şeklinde, kızarık, kabuklu  yama ve plaklar görülür. Döküntü erken yaşlarda başlar ve hayat boyu  devam edebilir. Etkin bir tedavisi yoktur. Lupus eritematozus’un anüler eritemi  Doğumsal lupus eritematoz’lu anne gibi anti- SSA(Ro) antikoru bulunan  Sjögren hastalığı, lupus eritematozus ve nadiren bu iki hastalığa uymayan  sağlıklı kişilerde lezyonlar saptanmıştır. EAS benzeri ışığa duyarlı lezyonlar  sıklıkla yüzde yerleşir. Tedavisinde harici kortizonlar etkili olabilir. Kronik granülomatoz hastalık taşıyıcılarında anüler eritem  Kronik granülomatöz hastalık (KGH) Kalıtsal nadir bir hastalıktır vücut  savunma sistemi zayıflamıştır. Hastalarda lenf düğümü, akciğer, deri altı  doku, karaciğer ve kemik enfeksiyonları, barsak iltihabı, anüs çevresi apse ve  tıkanıklık izlenebilir . KGH genetik taşıyıcısı olan kadınlarda lupus benzeri  belirtiler bildirilmiştir. Bu hastalarda tekrarlayan ağıziçi yara , ışığa hassasiyet  ve Raynaud fenomeni görülebilir. Lupus benzeri döküntüler hidroksiklorokin  gibi klasik tedaviye çok iyi cevap verir. Eritema multiforme: Sitemizde daha geniş olarak anlatılmıştır. Eritema Ab Igne Uzun süre yanık oluşturmayacak seviyede bir ısı kaynağına maruziyet sonucu ortaya çıkar. Ciltte ağ şeklinde, kahverengi- kırmızı lekelerin olduğu bir dermatozdur. Ağrı nedeniyle cilde sıcak uygulama yapan kişilerde, ısınma amaçlı ısıtıcılara yakın durulması sonucu ortaya çıktığı bildirilmektedir. Dizüstü bilgisayar gibi  elektronik cihazlar ve aksesuarlarının kullanımına bağlı gelişen vakalar bildirilmiştir. Avuçiçi kızarıklık (palmar eritem) Palmar eritem avuç içinde görülen kızarıklığı anlatır. Karaciğer yetmezliği,  gebelik, hipertiroidi ve romatoid artritte görülebilir. Sağlıklı kişilerde kalıtsal  da olabilir, ancak ani bir başlangıç veya mevcut kızarıklığın şiddetinde artış  olursa karaciğer yetmezliği lehinedir. Araştırmacılar palmar eritemin  tümörlerle birlikte olduğunu, ve kızarıklık şiddetinin tümörün damarlanma  miktarı ile alakalı olduğunu bildirmişlerdir. Yüzdeki Kızarıklık (fasiyal eritem) Fasiyal eritem, sabit vaya ataklarla ( flushing ) olan yüzde görülen kızarıklığı  ifade eder. Sosyal ortamlarda psikolojik yönden ciddi sorun yaratan bir  durumdur. Fasiyal eritemin en önemli sebepleri arasında rozase, seboreik  dermatit, esansiyel telenjiektazi, eritromelanozis folikularis faciei et colli  (EFC), ulerythema ophryogenes (UO), keratosis pilaris, dermatomiyozit,  sistemik lupus eritematozus ve bazı ilaçlar sayılabilir. Seboreik dermatit  egzema bölümünde, anlatılmıştı. Esansiyel telenjiektazi (Telenjektazi küçük  damar genişlemeleridir.)ailesel geçişlidir Sıcaklıktaki değişiklikler ve güneş  kızarıklıkta artışa neden olur. EFC yanaklarda ve boyunda kızarıklık,  koyulaşma ve dikensi kıl kökleri ile karakterizedir. UO kaşlarda ve yanakta  kızarıklığa neden olur. Kaşların dış kısmında dökülme ve yanaklarda yara  izleri görülebilir. Bazı uzmanlarca EFC ve UO 'nun aynı hastalığın değişik  formları olduğunu ileri sürülmektedir. Harici kortizonlar, uzun süre  kullanılırsa ciltte incelme ve damarlanma yaparak yüzdeki eritemi kalıcı hale  getirebilir. Bunun dışında nifedipin gibi ilaçlar, nikotinik asit ve alkol yüzde  kızarıklığa sebep olabilir. • 
© WWW.CILTUZMANI.COM  Copyright © 2007 [ciltuzmani.com]. All rights reserved
Cilt Uzmanı Uzm.Dr. Babür Süer
Dermatoloji & Kozmetoloji Uzmanından en tarafsız kaynak.

Eritem (Kızarıklık)

Eritemler yani kızarıklıklar dermatolojik hastalıklar içerisinde  önemli bir yere sahiptir.  Eritem, genellikle bağışıklık sistemi hücreleri ve  bu hücrelerin saldığı kimyasal maddelerin birikimi sonucu gelişen iltihaba bağlı cilt 'kızarıklığı' anlamına gelir. Isıya maruz kalma, böcek ısırıkları, otoimmun  hastalıklar, tümoral nedenler, enfeksiyonlar, alerji, kimyasal maddeler,  iyonize olmayan radyasyon (güneş ışığı, UV) ve iyonizan radyasyon ( X-ışını, nükleer radyasyon) gibi eritem oluşumu için birçok neden olabilir.  Burada bu sebepler dışında görülen birkaç kızarıklık nedeni  hakkında bilgi  verilmiştir.

Eritema nodosum

Deri altı yağ dokusu enfeksiyonu olan pannikulitin en sık görülen tipidir. Bu deri  reaksiyonunun enfeksiyonlar, sarkoidozis, romatizmal hastalıklar, inflamatuar barsak  hastalıkları, doğum kontrol hapı gibi ilaçlar, otoimmun bozukluklar, gebelik, ve malign hastalıklar gibi  birçok nedeni olabilir. Yaklaşık %30-50 vakada sebebi belirlenemez. Kadınlarda 3-6 kat daha sık görülür. Her iki cinste en sık 20-30 yaşlarında görülmektedir.Eritema nodosum tipik olarak ani başlangıçlı  simetrik gergin kızarık sıcak nodüller şeklinde ortaya çıkar ve genellikle  bacaklarda plak şeklinde kabarır. Sıklıkla lezyon çift taraflıdır. Başlangıçta, şişlik  parlak kırmızı renktedir, fakat birkaç gün içinde mor renk almaya başlar, sonunda  sarı veya yeşilimsi rengi ile derin bir çürük görünümü alır. Yara hiç görülmez ve  sertlik iz bırakmadan iyileşir. Eritema nodosum tedavisi altta yatan neden  saptanabilirse buna yönelik olmalıdır. Genellikle, 1-5cm olan eritema nodosum şişlikleri  birkaç hafta içinde kendiliğinden geriler, ve yatak istirahati genellikle yeterli  tedavidir. Aspirin, oksifenbutazon gibi nonsteroidal antiinflamatuar ilaçlar,  indometasin veya naproksen, ve potasyum iodid, ağrı kesici etkiyi arttırıp ve  lezyonun gerilemesini sağlayabilir. Ağızdan veya damar yolu kortikosteroidler  eritema nodosum tedavisinde nadiren kullanılır. Bu tür ilaçlar kullanılmadan  önce altta yatan bir enfeksiyon olmadığına emin olunmalıdır.

Figure Eritemler ( Özel şekilli

kızarıklıklar)

Eritem annüler santrifuj, eritema giratum repens, eritema kronikum migrans,  nekrolitik migratuvar eritem, eritema marginatum romatikum, familyal annüler  eritem, lupus eritematozusun annüler erüpsiyonu ve kronik granülomatöz  hastalık taşıyıcılarında gözlenen eritem gibi figure eritemler eritemli  dermatozların büyük kısmını oluşturur.

  Eritema Anüler Santrifüj

Eritem anüler santrifüj (EAS) yavaş ilerleyen, yuvarlak şekillerle karakterli  kızarık bir lezyondur. Görülme sıklığı yüz binde bir olarak belirtilmektedir.  Her yaşta görülebilir 50-60 yaşlarında daha çok görülür, kadın ve erkeklerde  eşit sıklıktadır.  EAS, ilaçlar, böcekler, yiyecek, malignite gibi bir duruma karşı gelişen bir aşırı  duyarlılık reaksiyonu olarak değerlendirilmektedir. Mantar enfeksiyonları ile  birlikte sık görülür. Bundan başka virüs, parazit, ilaçlar, gıda maddeleri  ,gebelik, otoimmün hormon bozuklukları ve maligniteler ile EAS a neden  olabilir. Safra taşı enfeksiyonu, sarkoidoz ve böbrek enfeksiyonu ile de  birlikte olabilir . Ama çoğunlukla hastaların büyük bölümünde herhangi bir  neden saptanamaz. Merkezden çevreye doğru yayılan kızarık sert minik bir kabarıklık olarak  başlayan EAS'ın yüzeysel ve derin olmak üzere iki tipi vardır. Bir kaç haftada  5-6 cm büyüklüğe gelirken sayısı da artabilir . Yüzeysel tip kızarık, sert  olmayan yama formundadır. İlerleyen kenarın iç yüzünde kabuklanma  özgündür ama her zaman görülmez. Derin tipte bu yoktur ilerleyen kenar  normal deriden yüksektir. En sık gövde kol ve bacaklarda görülür, el ve  ayaklarda tutulum görülmez. Çoğunlukla şikayete neden olmaz. Ancak bazı  hastalarda kaşıntı olabilir. haftalar ve aylarca kalabilir ama iyileşirken iz  bırakmaz.  EAS diğer figüre eritemler ile karışabildiği gibi, kütanöz lenfoid hiperplazi,  lenfoma, pitriyazis rozea, anüler ürtiker, anüler psoriazis, granüloma  annülare, mikozis fungoides, tinea korporis gibi hastalıklarla da  karıştırılabilir. Kronik ve tekrarlayabilen bir hastalıktır, tedavide altta yatan bilinen bir  hastalık varsa önce bu tedavi edilmelidir. Tedavi edilmese de sıklıkla  kendiliğinden geriler. Ancak belirtilerin fazla olduğu yaygın tutulum olan  hastalarda, topikal kortikosteroidler ve kalsipotriol etkili olabilmektedir .  Bazen mantar ve diğer enfeksiyonların tedavisine olumlu yanıt alınabilir.

  Eritema giratum repens

Kızarık, kenarları düzensiz, içiçe geçmiş dairesel şekilli lezyonlarla karakterize  bir hastalıktır. “Gammel hastalığı” olarak da bilir. Erkeklerde daha sık (2:1)  görülür ve ortalama 50-60 lı yaşlarda başlar.  Hastaların %80’inde kanser vardır. Teşhisi genellikle kanser teşhisinden  öncedir. Ama kanserle beraber veya kanserden sonra da ortaya çıkabilir. En  sık bronş kanseriyle birliktedir, kanser dışında bazen, gebelik, tüberküloz  veya büllöz hastalıklarla da beraber görülmüştür.  Çok sayıda, hızla ilerleyen, halka tarzında lezyonların kenarlarında  kabuklanmalar vardır, iç içe geçmiş halkalar, dalgalar ya da girintili çıkıntılı  kızarık lezyonlar şeklindedir. Ağaç gövdesi kesitine benzer. Gövde, kol ve  bacakların yakın kısımlarına yerleşen EGR’de genellikle ayak tabanı, avuç içi  ve yüz tutulumu gözlenmez. Kaşıntı çok sık görülür ve bazen oldukça  şiddetlidir. EGR düşünülen hastalarda detaylı bir kanser araştırması mutlaka  yapılmalıdır.  Ayırıcı tanıda EAS çok yavaş ilerler. EGR’de ise hızlı bir yayılım söz konusudur  .EGR tedaviye çok dirençlidir. Eşlik eden kanser saptanarak tedavi edilirse  lezyonlar da gerilemektedir.

    Eritema Kronikum Migrans 

Eritema kronikum migrans (EKM), kenelerle bulaşan bir hastalık olan “Lyme”  hastalığı olanların %75'inde görülen erken bir deri belirtisidir. Vakalarının  %25’ini çocuklar oluşturur. Erkeklerde daha sık görülür. Lyme hastalığı  “Borrelia burgdorferi” dene bakteri ile oluşur. Bu bakteri orman ve çayırlık  gibi yerlerde yaşayan Ixodes türü kenelerle insana bulaşır. Isırığı ağrısız olan  ve beslenme bitince kendiliğinden düşen genç kenelerle taşındığı için  kolaylıkla fark edilmeyebilir.  Kene ısırığı sonrasında hastalık bulaşsa da bazen bağışıklık sistemi bakterileri  engelleyebilir. Bazen hastalık gelişir ama yayılmaz, bir kısmında ise  enfeksiyon kan ile yayılabilir.  Kene ısırdıktan 14 gün sonra, merkezden çevreye doğru genişleyen kızarık  bir lezyon oluşur. Bazı lezyonlarda ortadan iyileşme olabilir. Lezyon günde 2- 3 cm büyüyerek 70 cm’e çıkabilir. Ağrı ve kaşıntı yoktur. Vücudun kıvrım  bölgesine veya iç çamaşırının lastiklerinin altına yerleşir. Sıklıkla haftalar  içinde kendiliğinden düzelir. Hafif ateş, kas ve eklem ağrısı bulunabilir. Lyme  hastalığının komplikasyonlar gelişmeden erken dönemde tanınması ve  tedavisi önemlidir. Tedavide doktorunuzun vereceği bazı antibiyotikler  kullanılacaktır. Tedavi süresinin en az 3 hafta olması önerilmektedir.

 Nekrolitik migratuvar eritem

Nekrolitik migratuvar eritem (NME), özellikle glukagonoma adı verilen özel  bir tümöre bağlı görülür. Ancak bu tümör olmadan da görülmüştür, bunlar  psödo (yalancı) glukagonoma olarak adlandırılmıştır. Daha çok 50 li yaşlarda  ve her iki cinste eşit oranda görülür. Kan glukagon seviyesini arttıran bu tümör çeşitli besinsel ve vitamin B  eksikliğine yol açarak NME gelişimine neden olur.  NME çoğunlukla kasıklardan başlar, kol bacaklara, kalçalara ve kasıklara  yayılır. Kızarıklık ve kabarıklıklar şeklinde başlayan lezyonlar sonra kızarık,  keskin sınırlı, girintili, kabuklu plaklara dönüşür. Merkezden çevreye doğru  ilerleyen halkavi lezyonlar kabuklu, farklı şekiller alır. Bazen su toplamaları  oluşabilir. Kendiliğinden gerileme ve alevlenmeler gösterebilir, ortalama bir  iki hafta içinde merkezden iyileşir, merkezde koyu renkli bir leke bırakırken,  çevresinde kabuklanmalar oluşur. Bunun dışında tırnak bozuklukları, saç  dökülmesi ağız köşesi çatlaması dil iltihabı görülebilir. Ayrıca kansızlık, kilo  kaybı, diyabet, ishal, halsizlik, toplardamar tıkanıklığı ve psikiyatrik  bozukluklardır olabilir. Tanı için bazen çok sayıda biyopsi alınması gerekebilmektedir. NME’nin  tedavisi altta yatan tümörün tedavisi ile mümkün olabilmektedir.  Somatostatin benzeri bir ilaç semptomların ve özellikle de NME’nin tedavisi  için kullanılmaktadır. Eksik olan maddelerin yerine konulması da tedavide  önemli bir basamaktır. Hastalara ancak ileri dönemde tanı konabilse de,  tümör yavaş büyüdüğünden gidişat iyidir. Tanı sonrası ortalama yaşam  süresi 3-7 yıl olarak değişir.

   

  Eritema marginatum romatikum

Eritema marginatum romatikum (EMR), akut romatizmal ateş (ARA) ve Still  hastalığında görülen tipik bir cilt belirtisidir.EMR, ARA’nın tanısı için bakılan  majör kriterlerden biridir. EMR oldukça seyrek görülür, aktif ARA olan  çocukların, yalnızca %10’unda özellikle karditi olanlarda ve eklem  bulgularının ortaya çıkmasından önce görülür. Açık pembe renk, dairesel  formda belirgin olmayan yama ve plaklardır. Büyüyerek ve birleşerek değişik  şekiller oluşturabilir. Gövde ve karın bölgesinde asemptomatiktir. Genellikle  1-2 gün içinde geriler. EMR’de etkin bir tedavi yoktur. ARA tedavi edilse bile  hastalığın gidişatı pek değişmez.

    

   Ailesel anüler eritem

Ailesel anüler eritem (AAE), kalıtsal olduğu düşünülen bir eritemdir. Nadir  görülür  Klinik olarak EAS benzeri lezyonlar yapar. Halka şeklinde, kızarık, kabuklu  yama ve plaklar görülür. Döküntü erken yaşlarda başlar ve hayat boyu  devam edebilir. Etkin bir tedavisi yoktur. Lupus eritematozus’un anüler eritemi  Doğumsal lupus eritematoz’lu anne gibi anti-SSA(Ro) antikoru bulunan  Sjögren hastalığı, lupus eritematozus ve nadiren bu iki hastalığa uymayan  sağlıklı kişilerde lezyonlar saptanmıştır. EAS benzeri ışığa duyarlı lezyonlar  sıklıkla yüzde yerleşir. Tedavisinde harici kortizonlar etkili olabilir. Kronik granülomatoz hastalık taşıyıcılarında anüler eritem  Kronik granülomatöz hastalık (KGH) Kalıtsal nadir bir hastalıktır vücut  savunma sistemi zayıflamıştır. Hastalarda lenf düğümü, akciğer, deri altı  doku, karaciğer ve kemik enfeksiyonları, barsak iltihabı, anüs çevresi apse ve  tıkanıklık izlenebilir . KGH genetik taşıyıcısı olan kadınlarda lupus benzeri  belirtiler bildirilmiştir. Bu hastalarda tekrarlayan ağıziçi yara , ışığa hassasiyet  ve Raynaud fenomeni görülebilir. Lupus benzeri döküntüler hidroksiklorokin  gibi klasik tedaviye çok iyi cevap verir.

Eritema multiforme:

Sitemizde daha geniş olarak anlatılmıştır.

Eritema Ab Igne

Uzun süre yanık oluşturmayacak seviyede bir ısı kaynağına maruziyet sonucu ortaya çıkar. Ciltte ağ şeklinde, kahverengi-kırmızı lekelerin olduğu bir dermatozdur. Ağrı nedeniyle cilde sıcak uygulama yapan kişilerde, ısınma amaçlı ısıtıcılara yakın durulması sonucu ortaya çıktığı bildirilmektedir. Dizüstü bilgisayar gibi  elektronik cihazlar ve aksesuarlarının kullanımına bağlı gelişen vakalar bildirilmiştir.

Avuçiçi kızarıklık (palmar eritem)

Palmar eritem avuç içinde görülen kızarıklığı anlatır. Karaciğer yetmezliği,  gebelik, hipertiroidi ve romatoid artritte görülebilir. Sağlıklı kişilerde kalıtsal  da olabilir, ancak ani bir başlangıç veya mevcut kızarıklığın şiddetinde artış  olursa karaciğer yetmezliği lehinedir. Araştırmacılar palmar eritemin  tümörlerle birlikte olduğunu, ve kızarıklık şiddetinin tümörün damarlanma  miktarı ile alakalı olduğunu bildirmişlerdir.

Yüzdeki Kızarıklık (fasiyal eritem)

Yüzde kızarıklık nedenleri sayfamıza gitmek için tıklayınız.