SAÇ
DÖKÜLMESİ VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Saçlar insanlarin
kişiliklerini ifade edebilmek ve erkeklik veya kadınlıklarını ortaya
koymak icin bir araçtır. Kılların koruma, ısı kaybını
önleme veya kamuflaj gibi görevleriniartık insanlar için pek önemli
değildir. Saçın normal ve sağlıklı
görünümü, sosyal ve kişisel ilişkilerde önemlidir. Kıllar sadece
biyolojik olarak değil, aynı zamanda psikolojik yönleri ön plana
çıkmıştır. Belirli saç modelleri sosyal grupları , kişisel veya
sosyal bir tavrı, hatta sadece bir duyguyu ifade etmek veya karşı
cinsin dikkatini çekmek için kullanılmaktadır. Kadınlar için yüz
veya vücutlarındaki aşırı kıllanma ne kadar can sıkıcı bir durumsa,
erkekler için de sakal, saç ve vücut kıllarının olmaması veya
dökülmesi o kadar sıkıntı kaynağı olabilir.
Kılların kalınlığı, rengi, yoğunluğu
ve karakter özellikleri ırklara, yaşa, cinse ve bulunduğu yere göre
değişir. Bir erişkin vücudunda ortalama 5 milyon kıl bulunur. Kafa
derisini kaplayan kılların sayısı ise 100.000 ile 150.000 arasında
değişir Yeni doğan bir bebeğin kafa derisininsantimetre karesinde
1.100 saç kökü bulunur.Sarışınlarda siyah saçlılara göre daha fazla
saç sayısı mevcutken kızıl saçlılarda bu sayı daha da azdır. 25
yaşındaki bir insanda bu sayı 600'e düşer. 30-50 yaşları arasındaki
saç yoğunluğu santimetre karede 250-300 civarındadır. Saç, bir ayda
normal olarak 6-12 mm uzar. İnsan saçı "saç büyüme döngüsü olarak
bilinen sürekli bir büyüme ve dinlenme,dönemleri ile büyür. Siklusun
üç fazı vardır:

1.
Büyüme fazı (Anagen);
2-8 yıl sürer ve ayda
ortalama 1cm uzar. Anajen (büyüme) evresi saçın yaşam döngüsünün
%90'ını oluşturur ve 1.000 gün veya daha fazla sürer. Yaklaşık
10 gün süren katajen (ara) ve yaklaşık 100 gün süren telojen (dinlenme)
evreleri ise geri kalan %10'luk bölümü oluştururlar. Bu,
herhangi bir zamanda, saçların %10'unun ara ve dinlenme
evrelerinde olduğu, dolayısıyla uzamadığı anlamına gelir
2.
Degradasyon fazı (Catagen);
2-4 hafta sürer. Büyüme
evresinin sonunda saç kökleri kendilerini dinlenme evresine
hazırlarlar. Saç kökünün büyüme döneminden dinlenme dönemine
geçiş yaptığı bu aralığa katajen evresi denir ve 1-2 hafta kadar
sürer. Katajen evresinde saç kökü en dip bölgelerinden
başlayarak kendi içine çöker.
3.
Dinlenme fazı (Telogen).
Bu, saç kökünün dinlenme
evresidir. Yaklaşık 3-4 ay süren bu dönem sonunda saç, kökünden
ayrılır ve düşer. Bu evrenin sonunda bu saç telinin ayrıldığı
yerden yeni bir saç çıkar ve böylelikle yeni bir döngü başlar.
NORMAL SAÇ DÖKÜLMESİ:
Saçlar yaşam
döngülerinin sonunda kendiliğinden veya dış etkilerle (tarama,
yıkama, fırçalama) dökülür. Dinlenme evresinde saçın, köküyle olan
bağlantısı gevşer ve saç kökü cilt yüzeyine doğru ilerler. Bu
sürecin sonunda saç teli düşer. Bu şekilde her gün 50-150 arası saç
telinin dökülmesi normaldir.
Takip
eden günlerde saç kökü, dökülenin yerini almak üzere yeni bir saç
çıkarır. Yeni doğan bebeklerin ilk birkaç gününde görülen ani saç
dökülmesi veya hamile bir kadında doğumun hemen ertesinde görülen
yaygın saç dökülmesi büyük hastalık ve ameliyatlardan 3-4 ay sonra
aşırı saç dökülmesi normaldir. Erişkinliğe doğru düz ön saç
çizgisinin kaybolması da fizyolojik saç dökülmesi olarak kabul
edilir, fakat bu saç dökülmesi geri dönüşümlü değildir.
Muayene Yöntemleri
Biyopsi ,Saç Çekme, Saç Koparma, Saç Büyümesinin Ölçülmesi,
Fototrikogram
Klinik
değerlendirmede androjenik alopesinin değerlendirilmesinde
kullanılır. Telojen saç yüzdesinin %10 dan az ve kıl yoğunluğunun
180-200 adet/cm2 den az olması erken saç kaybını gösterir.
Polarize ışık ile inceleme
Mikroskop
altında saçın incelenmesidir. Burada özellikle genetik saç
bozuklukları görülebilir. Basit yöntemdir ancak saç kökü hakkında
direkt bilgi verir.
SAÇ DÖKÜLME TİPİ
Saç dökülmesinin en sık sebeplerinden biri telogen
effulium diğeri androjenik alopesidir. Hormonal problemler saç dökülmesine neden olabilir. Eğer tiroid
beziniz az yada çok çalışıyorsa, saç kaybı olabilir. Bu saç kaybı
tiroid tedavisi ile geri dönüşümlüdür. Saç kaybı erkek (androjen)
yada kadın (östrojen) hormonlarındaki düzensizlik ile de görülür.
ANDROJENİK ALOPESİ
Androjenler
(testosteron, dihidrotestosteron) saç büyüme siklusu'nun en önemli
kontrol faktörleridir.
Androgenetik saç dökülmesi tüm dünyada erkek ve kadınlarda en sık
görülen saç dökülmesi tipidir. Androjenik saç dökülmesi veya kellik,
ya da erkek tipi saç dökülmesi olarak da adlandırılır.
Androjenler, sakal, bıyık, koltukaltı ve pubis kılları için
gereklidir. Saç kılının büyümesi androjene bağımlı değildir fakat
androjenler erkek ve
kadın tipi saç dökülmesinde rol alırlar. Erkek
tipi saç dökülmesinde kalıtsal gen geçişi esastır. Erkek tipi saç
dökülmesi olan erkeklerde saç kaybı, ergenliğe geçiş sonrası
androjenlerin yükselmesi ile herhangi bir zamanda başlayabilir. Androgenler
normal miktarda bile olsalar eğer saç dökülmesi geni mevcutsa, erkek
tipi saç dökülmesi oluşacaktır. Genellikle ilk değişiklik şakak ve
alın köşe bölgelerindeki gerilemedir. Sadece şakak ve alın köşe
bölgelerindeki gerileme ile kalan daha ileri safhalara geçmeyen
erkekler de vardır.
Saç kaybının yaş artışı ile sınırlanma eğilimine rağmen, erken yaşta
erkek tipi saç dökülmesi olan erkeklerde saç kaybının miktarı ve
gidişinin öngörülebilmesi mümkün değildir. Genel olarak, saçlarını
20'li yaşlarında kaybedenlerde, saç dökülmesinin ileri derecede
olacağı söylenebilir. Bazı erkeklerde, erkek tipi saç dökülmesi'nin
başlaması 40'lı yaşlara kadar gecikebilir. Hatırlamada kolaylık
olarak genellikle yaş ile dökülme yüzdesi rakamı karşılaştırılabilir.
Bu oran kullanılarak 50'li yaşlarındaki bir erkekte %50 oranında
değişen derecelerde erkek tipi saç dökülmesi görülmesi beklenebilir.
Kadınlar için bu oran %40 dır
Kadın tipi saç dökülmesi erkek tipi saç dökülmesinden
farklıdır.Genellikle erkeklerden daha geç yaşta, yirmili yaşların
sonu ile kırklı yaşlar arasında, görülür. Genellikle, doğum kontrol
hapı kullanımı, doğum sonrası, menapoz dönemi civarı ve menapoz
sonrası gibi hormonal değişiklik zamanlarında görülür.
Alın köşelerinde açılma (gerileme) erkeklere oranla çok az görülür.
Kadınlarda saç çizgisi genellikle yerini korur. Erkeklerdeki gibi
tüm saçlı deride saç dökülme riski vardır.
Erkeklerdeki
önden açılmaya zıt olarak kadınlarda genel bir seyrelme görülür.
Kadınlarda da erkeklerdeki kadar sık görülmektedir. Kadınlardaki saç
kaybı özellikle menapoz döneminde belirginleşir. Androgenler,
erkeklerde saç kaybı oluşturan aynı mekanizma ile
kadınlardaki
saç kaybından sorumludur. Kadınlar, overler ve adrenal bez ile az
miktarda androgen üretirler.
Overler ve adrenal bez dışında androgenlere dönüştürülen
önhormonlar da overlerde oluşturulur. Kadınlar, kadın tipi saç
dökülmesi nedeni ile nadiren bir bölgede saçlarının tamamını
kaybederler. Eğer kaybederler ise sebep olarak altta yatan patolojik
bir başka neden aranmalıdır. Kadında, içinde etkilenmeyen saç
bölgeleri olan, saç folikülü minyatürizasyonu gelişimi daha nadirdir.
Normal kalınlıktaki saçlar, ince, küçük çaplı saçlarla karışık
olarak bulunur.
Sonuç; total saç kaybından ziyade saç yoğunluğunda azalmadır. Saç
büyüme siklusu erkeklerdeki gibi etkilenir. Büyüme (anagen) fazı
kısalarak kısa saçlarda artış ve dinlenme (telogen) fazı artarak saç
seyrekliği görülür. Saç kaybının, anormal hormon azlığı ya da
fazlalığından olduğu düşünülüyorsa, hormon seviyeleri ölçülmelidir.
TELOGEN EFFLUVİUM
Telogen effluvium,
uzun bir dönem içinde saçta yaygın olarak görülen incelme ve
dökülmedir. Normalde saçların çoğu
anagen fazda iken %15'i gerileme fazındadır.
Bu tip etkenler saç siklusunu bozarlar. Saç anagen (büyüme)
döneminde iken durur ve telogen (gerileme) faza geçer. Bir kaç ay
içinde de saç dökülür.
Uzun süreli ciddi bir enfeksiyon, bir ameliyat veya psikolojik ağır
bir stresden 2-3 ay sonra meydana gelen yaygın saç dökülmesi
vardır. Bu dökülme özellikle kadınlarda doğum yaptıktan sonra
görülen ani hormon değişikliklerine de bağlı olabilir.
Kemoterapi,kansızlık, tiroid hastalıkları,ağır diyetler, demir veya çinko
eksikliği, bazı ilaçlar, zehirlenmeler, düşük radyasyon bu tip bir dökülmeye neden olabilir. Nedenin
saptanması ve tedavi uygulanmasından birkaç ay sonra saçlar normale
dönebilir.
İlaçlara bağlı:
Antimitotikler
Heparin Carbimazolene İsotretionin Beta blokerlar Amfetaminler
Warfarin Propylthiouvacil Vitamin A Etretinate Levodepo Talyum
Yetersiz beslenme: Anormal yeme
alışkanlıkları ağır proteinden fakir dietlerlerin ardından vücudun
tolere edebileceği 2-3 ay sonrası saç dökülmesi ortaya çıkar.
Protein eksiklikleri dışında emilim bozukluğu,yetersiz alımı veya
kanamaya bağlı demirin eksikliği ve çinkonun yetersiz alımı
dökülmeye sebep olabilir.
Gebelik ve Doğum Kontrolü: Gebelikden veya yeni başlanan bir doğum kontol hapından 2-3 ay
sonrasında saç dökülmeleri hormonal değişikliklere bağlı olarak
görülebilir
ANAGEN EFFLUVİUM
Tüm kemopterapi ajanlarının az dozlarda telogen effluvium yaparken
daha yüksek dozlarda anagen effluviuma neden olurlar. Kolşisin
kullanımı, insektisid zehirlenmeleri, arsenik, borik asid ve bazı
bitki zehirleri, radyasyon, çok ciddi açlıklar anagen
effluviuma neden olur. Bu dökülme tipinde saç anagen dönemde tahrip
olarak telogen dönemi atlar ve ani çok fazla %90 lara varan saç
kaybı ortaya çıkar.
ALOPESİ AREATA
Hastalarda
genellikle madeni para büyüklüğünde, yani 2.5 santimetre çapında bir
veya daha fazla dairesel alanda saç dökülmesi görülür.Herhangi
bir alanda saç kaybı oluşturabilen, tekrarlayıcı bir hastalıktır.
En
çok her iki cinsten genç ve orta yaşlı erişkinlerde görülür.
tüm saçların kaybına kadar ilerleyebilir (alopecia totalis).
Çoğu vaka kendiliğinden iyileşir. Bu hastalığın nedeni tam olarak
bilinmese de, bu saç dökülmesinden, yalnızca saçları etkileyen bir
otoimmün süreç sorumlu tutulmaktadır.
Hastalar, hastalık nedeni olarak sıklıkla stres ve kaygıyı suçlarlar.
ÇEKİLMEYE BAĞLI SAÇ DÖKÜLMESİ (TRACTİON ALOPECİA)
Traction Alopecia saç foliküllerinin kronik çekilmesi ile oluşur.
Sıklıkla kadınlarda, saçları sıkıca bağlama ve benzeri uygulamalar
ile oluşur. Genellikle saç çizgisi boyunca oluşur. Trichotillomania,
bir grup akıl hastalığında (compulsive), hastaların saçlarını çekip
kopartması ile oluşan, sıklıkla acaip şekilde görünen bir saç kaybı
tipidir.
MANTAR ENFEKSİYONLARI
Bazı mantar
enfeksiyonları kızarıklık pullanma yama şeklinde çocuklarda saç
dökülmelerine sebep olacaktır.İlaç tedavisi sonrası saç tekrar
çıkar.
NEDBE DOKUSU NEDENİ İLE SAÇ DÖKÜLMESİ
Tüm nedbe dokusu oluşturan sebepler saç folikülüne de hasar
verebilir ve saç dökülmesine neden olur. Oluşan saç dökülmesi
kalıcıdır, geriye dönmez. Nedbe dokusu oluşturarak saç dökülmesine
sebep olan hastalıklar şunlardır:
Primer veya sistemik deri hastalıkları
Cutenous Lupus Lichen
Planus Folliculitis, folliculitis Decalvans, Pseudo pelade, Linear
Scleroderma , Lupus Erythematosus, Sarkoidosis, Cutanous metastas,
Morphea, Lichen sclerosus,
Amyloidosis, Graft versus
host reak, Pemfigoid (skatrisyel)
Genetik hastalıklar
Darier hastalığı, Keratosis
follikülaris, spinulosa decalvans, Condrodisplasia punctata
(X-linked dominant form) Epidermolysis
bullosa, Ichtyosis, Incontinentia
pigmenti
Tümörler
Basal hücreli karsinom, Adneks
tümörleri, Yassı hücreli karsinom*
Hemanjiom, Lenfoma,
Metastatik karsinom
Infeksiyon hastalıkları
Lepra, Tersiyer sifiliz,
Zoster, Dermofit inf.*
Fronkül, Karbonkül,,
Lupus vulgaris,*
Perifollikulit
Fiziksel hasar
İyonizan
ışın, Termal yanık,
Kimyasal hasar, Mekanik
travma saça uygulanan kimyasal işlemler. Aşırı güneş ve tuzlu su (sörfçü
saçı)
ALOPESİNİN İLAÇ TEDAVİSİ
Burada anlatılan
tedaviler yanlızca bilgi amaçlıdır. Sizi muayene ederek
değerlendirecek ve uygun tedaviyi buna göre verecek olanlar
Dermatoloji ve Plastik cerrahi uzmanlarıdır. Bilinçsizce, uzmanların
kontrolü dışında yapılan tedaviler geri dönüşümsüz kötü sonuçlar
doğurabilir.
Telogen effluvium gibi saçların inceldiği ve döküldüğü
durumların nedenlerinden biri saçların yeterince beslenememesidir.
Saçlar kan dolaşımı vasıtası ile yanlızca diplerinden beslenir.
Dışarıdan yapılan krem losyon gibi uygulamalar çoğunlukla
geçici bir etki gösterecek ya da yeterli olmayacaktır. Saç bakım ürünleri bir süre saçların iyi
görünmesini sağlayabilir.Bunun dışında kalıcı bir fayda
sağlamazlar.Saçınız için gerekli maddeleri ağız yolu ile
alabilirsiniz.Saç dökülmesinde tedavi
seçenekleri nedene yönelik olmalıdır. Örneğin demir eksikliği varsa
önce bu tedavi edilmelidir. Kalsiyum,demir,selenyum, çinko,
p-aminobenzoik asit, keratin, sistin ve tiamin gibi maddelerin ağız
yoluyla alımı gerekli olabilir.
Piyasada saç dökülmesi için üretilmiş çok sayıda
ilaç vardır ama ne yazıkki bu güne kadar FDA onaylı yalnızca iki
ilaç Propecia (
Finasterid-DHT-inhibitor) ve Rogaine ( minoxidil).
üretilebilmiştir.
Bu ilaçlarda başka amaçlı araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır ve
dökülen, tamamen yok olan saçlar üzerinde etkili değildirler.Yanlızca
androjenik alopeside etkilidirler. Dökülmekte olan cansız saçları
kuvvetlendirir, saç dökülme
hızını yavaşlatır ve kısa dönem önce dökülmüş
hala ölmemiş olan kıl köklerinden saç çıkmasını sağlar.
Finasteride(Propecia®)
5-alfa-redüktaz enzim baskılayıcısı
etkisi ile androjen blokeri
olan Finasteride(Propecia)
günde 1 mg olarak hastalar tarafından kullanılabilinir. Finasteride
5-alfa-redüktazi baskılayarak DHT (dehidrotestesteron)'un duyarlı
saç köklerini yok edici etkisini ortadan kaldırmakta, saç döngüsünü
uzatmakta ve incelmiş, keratin tabakası zarar görmüş saçları uzun
süre kullanımda canladırmaktadır. % 1-3 arasında seksüel aktiviteyi
kısıtlayıcı yan etkisi rapor edilmiştir.
Finasteride kullanımı kesildiğinde saçlarin yine cansız,incelmiş
yapisina geri döndüğü de bilinmektedir.Kadınlarda ve çocuklarda
kullanılmıyor.Gebelerde teratojenik etki gösterebiliyor.Yıllık
kullanım bedeli yaklaşık 600 dolar civarında
Minoxidilin
(Rogaine®)
Minoksidil normalde hipertansiyon tedavisi için tıpta kullanılan ama
yan etkisi hipertirikoz(kıllanma) olan bir ilaçtir.Biyolojik
cevap düzenleyicisi olan Minoxidil
androgenetik saç dökülmesi nedeniyle küçülmüş olan kıl köklerini
büyütür ve yeniden güçlendirir. Ayrıca kılların büyüme fazını
uzatarak, belli bir uzunluga gelmeden dökülmesini engeller. Damar
genişletici etkisi ile saçlı derideki kan akımını artırdığı veya
direkt bir etki gösterdiği tartışılmalıdır. %2 ve %5’lik
konsantrasyonlar halinde piyasada mevcuttur.
Erkekler için %5 ve %2 lik solusyonların
herikisi de kullanabilir, kadınlarda ise %2 lik solusyon
önerilmektedir.
Minoxidil su, alkol ve
glycol karışımının içinde, saçsız bölgeye sürülen bir losyon olarak
kullanılmaktadır. Bazı ilaçlarla birlikte, Bazı beslenme
bozukluklarında, kanser tedavisi sırasında, hipotrioidide,
hamilelikte ve emziren kadınlarda,50 yaşın üzerinde kullanılması
sakıncalıdır. Minoxidil istenmeyen bölgelerde de kıllanma yapabilir.
Alın bölgesinde değil, tepe bölgesindeki saç dökülmelerinde daha
etkili olduğunu bilinmektedir. İlac en az 4 ay kullanılmalıdır.İlk
aylarda dökülmeyi arttırabilir. Ancak kullanılmaya devam edildiğinde
dökülme duracaktır. Minoxidilin mevcut saçların dökülmesini önleyici ve zayıf olanları
kuvvetlendirici bir etkisi vardır. Ancak
ilaç bırakıldığında saçlar yine eski haline dönmektedir
Yıllık kullanım bedeli 300 dolar civarında (muadilleri kullanılırsa
150 dolar) 35 yaşın üzerindeki kadınlarda görülen androjenik
alopeside ilk seçenek olmalıdır. Bir yıl sonra cevap alınmazsa
spironolakton eklenebilir.
Spironolakton (Aldactone®
)
Birincil olarak
saç dökülmesi tedavisi için önerilen bir ilaç değildir.Yüksek
tansiyon tedavisinde kullanılır. Ancak bazı sınırlı sayıda
araştırmalarsa saç dökülmesini önlediği tespit edilmiştir.
Azeleik Asit (Azelderm®,
Skinoren® )
Azelaik piyasada
%20lik krem formunda bulunan ve sivilce tedavisinde kullanılan bir
ilaçtır. Yan etki olarak kıllanmayı artırdığı tespit edildiğinden
saç dökülmesi tedavisinde de kullanılmaya başlanmıştır. Yan etki
olarak deride döküntü, dermatit ve deri renginde açılma gibi aşırı
duyarlılık reaksiyonları gözlenmektedir.
Cimetidine (Ulkamet®
)
Cimetidine mide
asit salgısını azaltığı için ülser tedavisinde kullanılır. Yan etki
olarak kıllanmayı artırır.
Tretinoin (Retin-A®
)
Tretinoin akne
ve bazı baska cilt hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır. Bu
endikasyonlarının yanında saçın damarsal ve hücresel gelişmesini
sağladığı için saçsızlık tedavisinde de kullanılabilir.Yan etki
olarak deri renginde değişiklik ve derinin ışığa hassasiyetine neden
olur.
Ketokonazol (Nizoral®
Ketoral® Fungoral® )
Ketokonazol
mantar enfeksiyonlarında kullanılan bir ilaçtır. Krem, şampuan ve
tablet formları vardır. Krem veya şampuan formlarını saça herhangi
bir etkisi yoktur. Tablet formunun ise testosteron üretimini
azaltıcı anti-androjen etkiye sahip oldugu bilinmektedir. Aşırı
kullanım ve hassasiyet sonucu karaciger yetmezligi yapabilir.
Diane 35®
Bir doğum
kontrol hapıdır. Cyprotereone acetate içerir
Vücutta kıllanma yapar. Kadınların vücudunda az
miktarda bulunan erkeklik hormonlarını bloke eder. 35 yaş
öncesi androjenik saç
dökülmesi olan kadınlarda ethinyl estradiol ve
bu ilaç kullanılabilir. Sarılık, migren,
kaşıntı gibi yan etkileri vardır
Flutamide (Eulexin®
Endraxan® Flutamida Gador®)
Prostat kanseri
gibi bazı hastalıkların tedavisi için geliştirilmiş bir ilaçtır.
Hücrelerde androjen moleküllerinin bağlanmasını engeller.
CERRAHİ TEDAVİLER
İlk
saç nakli 1822 tarihinden günümüze kadar saç nakilleri
yapılmıştır.Son yıllarda mikrocerrahi yöntemleri kullanılmaya
başlanmıştır. Daha önce kullanılan yöntemler oldukça zor ve ağır
operasyonlarken son yıllarda geliştirilen yöntemlerle daha hafif,
komplikasyon riski olmayan ve doğal görüntü oluşturan teknikler
ortaya koymuştur:
Günümüzde
en sık olarak uygulanan cerrahi yöntem strip excision
(şerit operasyonu) olarak bilinen, başın saçlı bölgesinden
10-12 cm uzunluğunda, 1-3 cm genişliğinde makrograft alıp, bu
makrograftin içinde yer alan saç köklerini laboratuar
koşullarında mikroskoplar yardımıyla ayırıp, başın saçsız
bölgesine naklederek yapılan operasyonlardır. Strip operasyonu
ile alınan makrogreftin bıraktığı büyük boşluk dikişle
kapatılmaktadır.
FUE ve FIT
Dünyada
uygulanan
son saç ekimi teknikleri olan Follicular Unit Extraction yani FUE
ve Follıcular Isolation Technique yani FIT
hem saçı
alırken hem de alınan saçı ekerken doğal sonuçlar üreten saç ekimi
girişimleridir. Özel
iğnelerle başın ve gövdenin saç bulunan bölgelerindeki saç köklerini
, uygulanan bölgede yara izi bırakmadan tek tek çıkararak ve elde
edilen saç köklerini yine çapı çok ince iğnelerle ekime dayanır,
bıçak dikiş kullanılmaz ve komplikasyon çok daha azdır.Ayrıca
vücudun diğer kılları da ekim için kullanılabilir.
Kafa Derisi Gerdirme ,esnetme ve çekme
Bu yöntem kafa
derisindeki açık alanın küçültülmesi amacıyla uygulanır.. Açık alanı
yeterince küçültebilmek için 3-5 ay aralarla bir kaç defa tekrarlanmalıdır.
Alan yeterince küçülünce kalan bölgeye saç ekimi yapılır.
Esnetme ve çekme
yönteminde ise Ekspender yardımıyla saçlı bölgenin kafa derisi
genişletilir. Daha sonra açık alan çıkartılarak genişletilen saçlı
bölge karşılıklı olarak dikilir. Bu yöntemde kafa derisine
yerleştirilen balonlar zaman zaman belli aralıklarla şişirilir. Bu
iştenmeyen bir görünüm oluşturabilir.

Flep Yöntemi
Bu yöntem ile
dökülme olasılığı az olan bölgeden bir parçanın kaldırılarak damar
yapısı bozulmadan ve tamamen bağlantı koparılmadan açık alana
tranferi yapılır. Doğal olmayan bir görüntü ve dikiş izlerinin
belirgin olması nedeniyle çok kullanılan bir yöntem değildir.
Makrogrefting Yöntemi
Kafa derisinin
arka bölgesinden alınan bütün flep 15-20 saç teli bulunan
makrofleplere bölünür ve açık bölgeye nakledilir. Doğal olmayan bir
sonuç ortaya çıktığından artık çok sık olarak kullanılmamaktadır.
CERRAHİ OLMAYAN SAÇ EKLEME YÖNTEMLERİ
Cerrahi olmayan
saç ekleme yöntemleri farklı adlar alabilir: peruk, tepe saçı, saç
eklentisi, saç protezi, vs. Bu malzemeleri varolan saçlara ya da
kafa derisine tutturmak için kullanılar çeşitli yöntemler mevcuttur:
Varolan
Saça Ekleme:
Eklenecek
saç malzemesinin varolan saçlara sıkıca bağlanması esasına dayanan
tekniğe genel olarak saç dokuması denir. Altı-sekiz haftada bir
yeniden sıkılaştırılmalıdır.
Deriye
Yapıştırma:
Saç iki
taraflı bantlar veya özel yapıştırıcılar yardımıyla yapıştırılabilir.
Bu tekniğin temel problemi peruğun kolayca çıkabilmesidir.
YAPAY SAÇ TELLERI VE SEW-ON’LAR
Sew-On olarak
anlandırılan sistem peruğun saçsız deriye cerrahi dikişle
tutturulması yada demetler halindeki yapay saç tellerinin saçsız
kafa derisine ekilmesidir. Bu yöntemler A.B.D.’de ve pek çok ülkede
yasaklanmıstır. Uygulanan cerrahi dikişlerin deride kronik
enfeksiyona yol açma riski çok yüksektir.
SAÇ SEYRELMESİNİ KAMUFLE EDEN KOZMETİK YÖNTEMLER
Kısa saçlar daha
gür görünür.Saçı açık bir
renge boyamak deri ile saç arasindaki kontrastı
azaltır.Sprey,
krem veya toz halinde satılan bazı kozmetik ürünler saçın altındaki
deriyi boyayarak, saçla arasındaki kontrastı azaltmaktadirlar.
PERUK, PROTEZ VE SUNİ SAÇ
Saçların uzun ve
yorucu bakım gerektirmesi, cildin hava temasının kesilmesi yada
azalması, saçlı derinin temizlik işlemlerinin yapılamaması,
protezlerde kullanılan yapışkan maddelerin cilde verdiği zarar,
cildin enfeksiyon kapma riski mevcuttur.
İMPLANT YÖNTEMİ
Poliamid yapay
fibre implantı (suni saç nakli) androjenik alopezi ve diğer bazı saç
dökülme problemi olan kişilerde uygulama kolaylığı ve hemen sonuç
alınabilmesiyle diğer bazı yöntemlere üstünlük sağlamıştır.
Bu yöntemin
uygulanabilmesi için uygun hasta, doğru teknik ve ekim sonrasında
protokole uyma zorunluluğu vardır. Bu teknik kullanılmadan önce 100
saç teli kadar ön ekim yapılmalı, yabancı cisim reaksiyonunun oluşup
oluşmayacağı iyice araştırılmalıdır. Ekilen suni saçın uzamaması,
enfeksiyon riski, daha pahallı bir yöntem olması ve yabancı cisim
reaksiyonu oluşması gibi sakıncaları vardır.
SAÇ DÖKÜLMESİ İÇİN DOĞAL TEDAVİLER
Haklarındaki bilgilerin kısıtlı olduğu birçok tedavi saç dökülmesi
için önerilmiştir.Bunlarla ilgili yapılan çalışmalar çok sınırlı
olduğu için sonuçları hakkında da yeterli bilgi yoktur.
YILAN YAĞI:
%40'ı yılan yağı olan ve doğal maddelerden yapılmış yılan yağı saç
dökülen alana sürülüp 3 saat sonra yıkanıyor
ÇİNKO:Çinko
aynı zamanda çok etkili bir anti-androjen olan bir vitamin-mineraldir.
Çinko, B6 vitaminiyle birlikte kullanıldığında 5 alfa-redüktaz
enzimini bloke ederek testosteronun DHT’ye dönüşmesini engeller. Ne
var ki çinkonun androgenetik saç dökülmesine karşı etkinliğini
ortaya koyan çok az sayıda araştırma mevcuttur.Propecia gibi başka 5
alfa-redüktaz inhibitörleriyle karşılaştırıldığında çinko çok daha
güvenlidir, çünkü çinko vücudumuzda zaten bulunmakta olan bir
vitamindir ve yan etkisi yoktur.
SAW PALMETTO:Cüce
Amerikan hurması olarak da bilinen palmiye türü bir ağacın
meyvelerinden elde edilen özütü, tablet haline getirilmiştir. Anti-androjen
olarak bilinmektedir. Saç dökülmesi tedavisindeki etkinliğini
kanıtlamaya yönelik bir çalışma yok
RADIX:Cinsiyet
hormonlarının kanda taşınabilmesini sağlayan bir proteinin
aktivitesini ve testosteron bağlama özelliğini etkileyen bir bitki
türüdür.
B6 VITAMİNİ:Çalışmalar
çinko ile birlikte kullanılan B6 vitamininin testosteronun ciltte
DHT’ye dönüşmesini engellediğini göstermektedir. Bu nedenle bu
ikilinin akne ve androgenetik saç dökülmesi gibi androjenlere bağlı
durumların tedavisinde etkili olduğu söylenmektedir.
BALKABAĞI ÇEKİRDEĞİ YAĞI:Amerika’da
yetişen bir tür bal kabağı türü olan (Pumpkin) çekirdeğinden
çıkarılan yağ kullanılmaktadır. Anti-androjen etkiye sahiptir. Saç
dökülmesi tedavisinde kullanılır.
YEŞİL ÇAY (Camelia sinensis):Japonya
ve bazı Asya ülkelerinde oldukça boldur. Günlük kullanımı son derece
yaygındır. Yeşil çayın bir çok hastalığa iyi geldiği bilinmektedir.
Bu yüzden çok iyi araştırılmıştır.Yeşil çayın yağı anti-androjenik
etkiye sahip olduğunu öne sürmektedirler. Bu iddia sayesinde,
etkinliğini doğrudan ispatlayan hiçbir çalışma olmamasına rağmen
yeşil çay androgenetik saç dökülmesinin popüler tedavilerinden biri
haline geldi. Yeşil çay içeren bazı şampuanların saça ve deriye
faydalı olduğu söylenmektedir.
Proanthocyanidins: Üzüm
ekstresinden elde edilen bu madde saç folikullerini uyarmaktadır.
SAÇLARDA BEYAZLAŞMA
Saç beyazlaması muhtemelen genetik nedenlerden oluşur. Bazı
hastalıklar (pernicious anemia, hiper/hipo-tiroidizm, osteopeni,
progeri ve pangeri ,savunma sistemi bozuklukları yapan durumlar,
protein eksikliği, koroner kalp hastalıkları, B12 eksikliği yapan
barsak hastalıkları, mantar hastalıkları ) ilaç kullanımı sigara
erken dönemde beyazlaşmalara neden olabilir. Normalde saçlar
ortalama 34 (+/- 9) yaşlarında beyazlar. Werner’s sendromu Böök’s
sendromu Cri-du-chat sendromu Griscelli hastalığı nörofibromatozis
ve tuberos sklerozis erken beyazlaşmanın görülebildiği durumlardır.
Vitiligo ve amelanotik nevüsler saçlarda beyaz alanlara neden
olabilir.