
Alerjik Deri Hastalıkları ve Alerjik Deri Testleri
En sık karşımıza çıkan allerjik hastalıklar olan saman nezlesi (mevsimsel alerji, alerjik
rinit) özellikle
çocuklardaki astım, infantil egzema, konjüktivit, ürtiker, serum
hastalığı, ilaç allerjileri, besin reaksiyonları, allerjik atopik
hastalıklardır. Atopik hastalığı olan kimselerde ortak özellik olarak,
kişilerin %80’inden fazlasında çevredeki zararsız olan maddelere
karşı aşırı duyarlılığın gelişmesi ve kalıtsal açıdan yatkınlık
mevcuttur.
Endüstrileşmenin hızla gelişmesi çevresel allerjilerin artmasina neden
olmuş ve günümüzde toplumun%15-20’inde allerjik hastalıklara neden
olmaktadır.
Allerjik
hastalıklar içersinde Dermatoloji bölümünün en çok ilgilendiği
rahatsızlık halk arasında "kurdeşen" olarak bilinen "ürtiker" hastalığıdır.
Ürtiker
Ciltte
oluşan döküntü ısırgan otunun deride oluşturduğu reaksiyona
benzediğinden ürtiker ismi latince “Urticar” olan ısırgan otundan
gelmektedir. Halk arasında “kurdeşen" olarak bilinen ürtiker tüm
toplumun %15-20 sini etkilemektedir. Deri yuzeyinde birkaç dakika gibi
kısa bir süre icinde oluşabilirler. Kaşıntı ile başlar, deride kizarma
ve ufak kabarıklıklar olusturur. Şekilleri cok farklıdır, bazen yuvarlak
ufak noktacıklar halinde bazen de birleşerek çevresi duzensiz halkavari
ortalari uçuk renkli bir haritaya benzeyebilirler. Kaşıntı ve döküntü
primer belirtilerdir. Belirgin özelliği de çok kısa sürede ortaya çıkıp
yine çok kısa sürede kaybolabilmeleridir.
Ürtiker, akut veya kronik
olabilir. Kronik ürtiker ise 6 haftadan uzun sürer.
Çok fazla sebebi mevcuttur. 24 saat içinde başlayan akut ürtikeri olan
bir hastanın sebebini saptamak daha kolaydır. Ancak, çoğu akut veya
kronik ürtiker vakasında, çok geniş araştırmalara rağmen sebep
saptanamaz. Altta yatan tetikleyici sebebi bilmediğimiz taktirde bu
hastalığın kontrolü çok daha zor olacaktır. Akut ürtiker erkek ve
kadında eşit sıklıkta olmakla birlikte kronik ürtiker kadınlarda
daha sık görülür. Ürtiker her yaş grubunda görülebilirse de, kronik
ürtiker kırklı ve ellili yaşlarda daha sıktır:
Ürtikerde meydana gelen allerjik şişme daha
derin dokularda veya organlarda olmasına da anjioodem denir. Ürtiker,
bağımsız olarak oluşmuşsa da bazen anjiyoödem ve anaflaktik şok gibi ağır bir tabloya eşlik edebilir.
Yüzde ve göz kapaklarında oluşan anjioödemin kozmetik görünüm
dışında bir zararı yoktur. Sindirim sistemini tuttuğunda karın ağrısı ve
ishal yapabilir. Kişinin tıbbi hikayesinde mevcut anjioödem hikayesi
önemlidir. Eğer solunum yollarını tutarsa buraları tıkayarak ölüme sebep
olabilir. Kalıtsal anjioödem (C1-esteraz inhibitor eksikliği) ve akkiz
anjioödem (ACE inhibitorleri) özellikle mukozal bölgelerde şişme
gelişir.
Akut ürtikerin Muhtemel
Nedenleri.
-
Hastalıklar :
Bakteriyel mantar ve parazit enfeksiyonları neden olabilir.
-
İlaç kullanımı
(özellikle ACE inhibitörleri (anjioödem yapar), penisillin,
sefalosporinler, sulfa grubu ilaçlar, diuretikler, aspirin,
NSAIDler, iod, bromidler, kinidin, kloroquin, vankomisin, isoniazid,
antiepileptikler)
-
Yolculuk
(amebiazis, sıtma)
-
Yiyecekler
(midye, balık, yumurta, peynir, çikolata, fındık, çilek , domates)
-
Yeni parfümler,
saç boyası, deterjanlar, losyonlar, kremler veya giysiler
-
Ev hayvanları,
tozlar, küf, kimyasal maddeler veya bitkiler
-
Gebelik
(özellikle son üç ayda çıkar ve hemen doğum sonrası kaybolması
tipikdir.)
-
Nikel ile temas
( mücevher, kot pantalon düğmesi), lastik (eldiven, elastik bandaj),
latex, endüstriyel kimyasallar, ve tırnak parlatıcı
-
Güneşe veya
soğuğa maruz kalma
-
Egzersiz
(Kolinerjik ürtiker stress ısı veya egzersiz ile ortaya çıkar)
-
Stress
Ürtikerde rengi
açılmış elle hissedilebilen kabarıklar, çizgi şeklinde, halka
şeklinde veya dağınık olabilir. Bu lezyonlar tüm deri bölgelerinde
çıkabilir, genellikle geçici ve yer değiştirebilir özelliktedir.
Dermografizm görülebilir. (Ürtiker lezyonları kaşıma ile ortaya çıkar).
Kronik Ürtiker
ise şu durumlarla birlikte görülebilir:
Otoimmun
hastalıklar (SLE, römotoid artrit, polimiyozit,otoimmun tiroid
hastalıkları, ve diğer bağ dokusu hastalıkları); Kronik ürtikerin
muhtemelen %50 den fazlası otoimmun kökenlidir. Kronik Ürtikerin nedeni
en azından % 80-90 hastada anlaşılmamıştır.
Akut kronik
ürtiker dışında tekrarlayan ürtiker nedenleri şunlardır:
Güneş (solar
ürtiker, yalnızca güneş görünce çıkar), Egzersiz (kolinerjik
ürtiker), Stress, Su (aquajenik ürtiker)
Tedavisi
Birçok vakada akut ürtiker H1
antihistaminiklerle tedavi edilebilir. Daha ağır ve geçmeyen durumlarda,
normalde mide ilacı olarak kullanılan H2 antihistaminikler
tedaviye eklenebilir.
Dirençli vakalarda kortikosteroidler kullanılabilir. Kronik Ürtiker bir
depresyon ilacı olan doxepin'den güçlü antihistaminik etkisi nedeni ile
fayda görebilir. Sedative etkili olduğu için yatarken kullanılmalıdır.
Haricen 5% doxepin krem (Zonalon) veya capsaicin, dirençli hastalarada
kullanılabilir. Siproheptadin tekrarlayan soğuk ürtikerin
baskılanmasında etkili olabilir.
*Atopik Dermatit ve Kontakt Dermatit için
buraya tıklayın
Allerjik hastalıklar için yapılan testler
Öncelikle hiçbir "allerji testi" bir tedavi
yöntemi değildir.
Allerjik hastalıkların tanısında, semptomların ortaya çıkışının, çevreyle, mevsimlerle ilişkisi,
klinik seyirlerinin gözden geçirilmesi, hastalığın atopik olup olmadığı
konusunda ipucu vermektedir. Allerjik hastalıkların tümünün
tedavisinde en önemli basamak allerjenden korunmadır. Eğer bu korunma
mümkün değilse immunoterapi ile desensitizasyon önem taşır ancak bu
konuda tam bir başarı sağlandığı söylenemez. Bu açıdan allerji yapan
etkenin yani allerjenin
saptanması önemlidir. Ülkemizde dermatologlar tarafından allerjenin saptanmasına yönelik PRICK
TEST ve PATCH TEST yöntemleri kullanmaktadır.
Genel inanışın aksine tek tip bir allerji testi de yoktur. Allerji
testi, doktor tarafından gerekli görülürse uygulanır. Doktor hangi testi
yapacağına veya test yapmamaya muayene sonrası karar verir. Allerji
testi gerekiyorsa zaten muayene eden doktor tarafından yapılmalıdır.
Test öncesi vücudunuzda allerjik belirtilerin olmaması, testin tipine
göre bir süredir anti-allerjik bir ilaç veya krem kullanmamış olmanız
gerekmektedir. Pozitif çıkması bazen anlam ifade etse de negatif çıkması
sizin allerjik olmadığınız manasına gelmez.
PRICK TEST:
Prick test sonuçları özellikle solunum yolu
alerjilerinde, deri ve allerjik egzamalardakine göre daha
anlamlıdır. KBB ve Göğüs hastalıkları uzmanlarınca daha sık kullanılır.
Dermatolojide atopik dermatitli hastalarda da yüsek oranda (+) sonuç
vermesi tanı kriterleri arasında yer almasına neden olur. Belirli bir allerjene
karşı tip 1 hipersensitivite olup olmadığını araştırmak için kullanılır.
Allerjen içeren solüsyonların deriye uygulanması esasına dayanır. Test
yeri olarak genellikle ön kol derisi seçilir. Kullanılan allerjenler
çevrede en sık görülen çimen ve ağaç polenleri, küfler, hayvan tüyleri,
ev tozu ve gıdalarıdır.
Test değerlendirmesinde (+) kontrol olarak histamin, (-) kontrol olarak
serum fizyolojik uygulanır. Derideki reaksiyon histamine karşı 10
dakikada, allerjenlere karşı 15-20 dakikada zirveye ulaşır. (+) sonuç
belirlenen antijenin hastanın öyküsüyle uyuşması önemlidir.
PATCH TESTİ (Yama Testi)
Allerjik kontak dermatitin nedenini bulmak amacıyla şüpheli allerjenlerin
deri üzerine uygulanması esasına dayanan bir tanı yöntemidir.
Standart olarak saptanan allerjen maddeler uygun çözücülerde formüle
edilirler. Kılsız sırt derisine allerjenler “Finn-Chambers” olarak
bilinen 1 cm2 ebadındaki alüminyum plakcıklar aracılığıyla
uygulanır. Değerlendirme işlemi 48 saat sonra test alanındaki deri
belirtileriyle derecelendirilir ve hastalara saptanan alerjenlerin en
sık bulunduğu maddelerin listesi verilerek korunmaları konusunda
yardımcı olunur.
“Photopatch test” ise vücudun güneş
gören yerlerinde güneş duyarlılığı sonucu ortaya çıkan ekzamalar
tanısında kullanılır. Patch testten farkı her allerjenden 2’şer ünite
uygulanır ve 48 saat sonra açılır. 1 ünitenin üzerinde U.V. ışını
uygulanır. Allerji sadece ışınlanan tarafta saptanıp fotoallerjik
reaksiyon olarak kabul edilir.
|